"Dünyayı, hatta kendi bedenimizi objektif olarak algılamayız. Yeni bakış açıları arayan beynimiz kendine yeni anlamlar yaratmayı öğretir." Bir cisim yere düştüğünde ve çarptığında, işiten kimse yoksa, seste yoktur. Hava basıncında oluşan bir değişim, kulağın içindeki duyusal yüzeye (koklea) ulaşır, beyinde benzer sinyallerle karşılaştırılır-duyarız. Aslında kulakla değil beyinle duyarız. Işık dalgaları da benzer şekilde mevcuttur. “Renk”, beynin bu sinyalleri kendi yarattığı diğer sinyallerle birlikte örerken oluşturduğu bir özelliktir. Dolayısıyla, kırmızılık gülde değil beynin algısındadır. Beyin sürekli olarak gelen bilgileri, karşılaştığı olayları eski verilerle kıyaslar buna göre, onaylar veya düzeltir. Böylece dünyayı, hatta kendi bedenimizi objektif olarak değil, belirli bir açıdan algılarız. "Lakin, hiçbir perspektif evrensel değildir." 'İlişkisel anlam' kuantum fiziğinde bilinen bir kavram; bir elektron herhangi bir şeyle etkileşime girmediğinde, hiçbir fiziksel özelliği yoktur. Elektronun yalnızca başka bir şeye göre bir konumu veya hızı vardır. "Aynı şey duyulara ulaşan sinyaller için de geçerlidir. Kendi başına üzücü, kırıcı, acı, tatlı değildir". Beyin sadece algılamaz; aynı zamanda inşa eder. "Çocukluk dönemindeki algılardan sorumlu değiliz belki, ancak bir yetişkin olarak bu anlamlara meydan okuma ve değiştirme kapasitemiz var. Çünkü, beynin her zaman içsel modelini değiştirme ve karşılaştığı sinyallere yeni anlamlar katma kabiliyeti vardır." https://bigthink.com/the-well/your-brain-creates-reality/?utm_medium=Social&utm_source=Twitter#Echobox=1653086896-2 #beyin #brain #braincreatesreality #koklea #kulak #duyma #ışıkdalgaları #elektron #renk #hologramdünyan (at izmit kocaeli) https://www.instagram.com/p/CeGV0LHuHjjVddThENsNcSvF46mALc9y4m7Cmg0/?igshid=NGJjMDIxMWI=












