bikac kalem, sulu boya ve dev bi resim defteri vardi masanin ustunde
bu hikayeyi yazmak istedim ara ara ama kelimelere dokulemiyo bazen
kendini evinde hissetmeni istedim dedi
kare masanin duvara sirtimi dayayabildigim kosesinde kac saat gecirdim sonra bilmiyorum
pink floyd dinlemeni sevmiyorum dedi sonra bikac kez “seni mutsuz ediyo”
pink floyd plagiyla geldi sonra eve kucuk bi suprizim var dedi
yuruyoduk berlinde ayrilmayacagimizi anlamistik sanki ya da sadece bendim
yemekler hep oldugundan daha guzel geliyo sanki kavgalar daha buyuk gulmeler daha siddetli
hayalin icinde cok gercek bi yer gibi
gecip gitmek icin fazla agir, hep bulutta su var gibi
ustume her gun yagiyo gibi
benden cok iyi bi sey olmaz bence ama
dunden kalan yarim sarabi icince biz
bussuru gulunce biz
evsiz kalinca biz
ucmakdere cok keskin hafizamda
inanilmaz kizgindin bana
sinirden gozlerin doluyodu
geciyodu
geliyodu
seviyodun sonra
ben daha cok seviyodum
sonra yenikoy
saatlerce, bunalinca, hava guzelken ve cok kotuyken, azcik yurumek istemissem
corbacida biten ankara donusleri
modadaki sarkuteride peynir secerken
hep burdaydin
tepemden izliyo gibi degil
ama varligini caydan cikan dumanda hissettigim gibi