#müzikharam #islamvetoplum https://www.instagram.com/p/BtGtK6NFuNB/?utm_source=ig_tumblr_share&igshid=igklf009t9mg
seen from Germany

seen from Netherlands
seen from China

seen from Germany

seen from Switzerland
seen from United States
seen from China
seen from United Kingdom
seen from Germany

seen from United Kingdom
seen from China
seen from Switzerland
seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from United Kingdom

seen from Sweden
seen from Denmark
seen from United States
seen from Hong Kong SAR China
seen from United States
#müzikharam #islamvetoplum https://www.instagram.com/p/BtGtK6NFuNB/?utm_source=ig_tumblr_share&igshid=igklf009t9mg
#müziksizilahi #ilahi #müzikharam #müziksiz #ismailsert
#müziksizilahi #ilahi #müzikharam #müziksiz
Onların dergâhı şifahanedir “Mürşid (yol gösterici, rehber) sana ilâcı, tedâvi olmak yolunu gösteren değil, tedâvi eden, ma’nevî olarak terbiye edip, yetiştiren zâttır. Onların dergâhı şifahanedir. Böyle olmıyana mürşid denmez.” (Davud-i İskenderi) NOT; Günümüzde bir takım islam dışı kıyafetli kadınlar, müslüman olup olmadıklarını Allah bilir ''islamcı'' tabir edilen bazı diğerleri, turistler Mevlana hazretlerinin; (Gel ne olursan ol yine gel) sözünü sıkça kullanarak kendilerinin deyimi ile; ( Mevlana festivallerine, resitallerine) gidiyorlar. Orada sufi danslarını seyredip, müzikallerini huşu (!) içinde dinliyorlar. İnançlarına göre; (Tanrı ile iletişime geçip cennetlik oluyorlar). Halbu ki tarihi mevlevihanelerin giriş kapısında ''EDEB YA HÛ'' kitabeleri yazılıdır.Yani, (Bu kapıdan içeri girince beni beğendiğin edeple edplendir ya Rabbi) demektir. Mevlana hazretleri sağlığında ne dans etmiş, ne zurna çalmıştır. Çalgılı müzik islam dininde HARAMDIR. Eski islam alimlerinin kitaplarını okuyan görür. Mesnevi şarihleri ''ney'' sözünün şiir dilindeki bir mecaz olup asla zurna olmayıp ''insan-ı kâmil'' olduğunu yazıyorlar. Melvana hazretlerinin sözünün manası; (Hayata küsüp bedbin olma, Allahtan ümid kesilmez, bizim dergahımıza gel de tedavi ol. Her hastalığın bir ilacı vardır, buraya gelirsen cehennem yolundan kurtulur, cennet yoluna girersin) demektir. Mevlana hazretlerinden çok sonraları mevlevi tekkeleri de diğer tarikatların çoğunda olduğu gibi mecraından çıkmış çeşitli günahların işlendiği yerlere dönüşmüştür. #sohbetisalihin #müzikharam (Sultangazi/istanbul)
İmam-ı Gazalî hazretleri buyuruyor ki: İnsanların yüreğinde kalb [gönül] denilen bir kuvvet vardır. Çelik, taşa sürtülünce ateş çıktığı gibi, ahenkli ses de, gönlü harekete getirir. Kalbde, Allah sevgisi varsa, güzel ses, bu sevgiyi arttırır. Çalgı ve her günah nefsi kuvvetlendirir, zararlı olur. Temiz kalb müzikten zevk alamaz. Güzel ses, kalbe, dışarıdan bir şey getirmez. Sağlam kalbdeki helal olan bağı harekete getirir. Hasta olmayan kalbin teganni dinlemesi helal olur. Kalbde bir bağlılık yoksa, güzel sesten lezzet alması, kuş sesi dinlemek, yeşillik, akarsu seyretmek gibi olur. Bunları seyir, göze lezzet verdiği gibi, güzel koku, burna hoş geldiği gibi, güzel ses de, kulağa lezzet verir ve mubah olur. Kalbi hasta olanın [Allah’tan başka şeye bağlananın] nefsi azar, çalgı dinleyince, haram işleme arzusu artar. Musikiden ruh değil, Allahü teâlânın düşmanı olan nefs lezzet alır. Zavallı ruh, nefsin elinde esir olduğu için, kendi lezzeti sanır. Musikinin tadı, zehirli bala, yaldızlanmış pisliğe benzer. Hasta olmayan kalbin, helal şeylere olan sevgisini arttıran ve nefsi zayıflatan sesleri dinlemek de, bazı şartlarla mubah olur. #dimimizislamcom #müzikharam #çagiliilahi (Sultangazi/istanbul)
Musikinin dindeki yeri Sual: Dinimizde müzik haram mıdır? CEVAP Simanın caiz olduğu ve caiz olmadığı yerler vardır. Bazıları, kitaplardaki sima kelimesiniçalgı olarak tercüme ettikleri için mubah çalgılar da var zannedilmektedir. Aşağıdaki yazıların tamamı İslam âlimlerinin kitaplarından alınmıştır. Nereden alındığı da sonunda yazılıdır. Kendimize ait tek cümle yoktur. Aletsiz, çalgısız nağmeli sese sima denir. Çalgı aleti ile birlikte olan insan sesine gına [müzik] denir. Gına haramdır. (Dürr-ül mearif) Lokman sûresinin 6. âyetindeki lehv-el hadis ifadesini âlimler musiki, çalgı aleti olarak bildirmiştir. İbni Mesud hazretleri yemin ederek lehv-el hadis’ten kasıt, çalgı aleti ve musiki olduğunu söylemiştir.(Tefsir-i ibni kesir, Tefsir-i medarik) [İbni Mesud gibi büyük bir zata inanmayan cahillere ne denir ki?] (Mevahib-i aliyye) ismindeki tefsirde, lehv-el hadis âyeti şöyle tefsir ediliyor: Yalan hikâyeler yazarak veya şarkıcı kadınlar tutup herkese ses nağmeleri dinleterek, Kur’an dinlemelerine engel olmaya çalışanlara Cehennem ateşini müjdele! (Mevâkib tefsiri) Bir hadis-i şerifte de buyuruluyor ki: (Üçü hariç, her lehv bâtıldır.) [Deylemî] Demek ki lehv, bir oyun, bir eğlence, bir çalgı olduğu için böyle buyuruluyor. #müzikharam #dinimizislam #müzik #ruhungidasi #değil
Sual: Her türlü oyunu kumarsız olarak oynamanın, çalgılı şarkılar dinlemenin dinimiz açısından bir mahzuru var mıdır? Cevap: Konu ile alakalı olarak Fetâvâ-yı Hindiyyede deniyor ki: “Her türlü teganni, yani çalgı ile şarkı söylemek ve dinlemek haramdır. Ansızın işitir ve oradan kaçarsa günah olmaz. Günah olmayan şeyleri böyle olmayan seslerle dinlemek caiz olur. İlim, ahlak bulunan şiir yazmak, söylemek caizdir. Kur’an-ı kerim okumaya, namaz kılmaya vakit bırakmayan her mubah iş mekruhtur. Tekkelerde ilahiler okuyarak raks etmek, oynamak, dönmek haramdır. Bu tekkelere gitmek, oturmak da haramdır. Şimdi, dinden haberi olmayan fasıklar, böyle tarikatçılık yapıyorlar. Düğünlerde ve küçük çocuğu eğlendirmek için kadının def çalması caizdir. Günah şey söylemeden ve başkalarını güldürmek için olmayan mizah, latife söylemek caizdir. Kuvvetlenmek için güreşmek caizdir. Oyun ve eğlence için mekruhtur. Tavla, onaltı taş, iskambil, briç ve bilardo, bezik gibi oyunlar, kumarsız da olsalar, mala-yanidir. İlim öğrenmeye, namaz kılmaya mani olan her şey haramdır.” #çalgiharam #müzikharam #Türkiyegazetesi #dinimizislam #oyun #kumar #haram
Sual: Bazı insanlar müzikten, haram işlemekten zevk alıyor, bazıları ise sıkılıyor. Bu fark nereden ileri geliyor? Nefs ile ruhun lezzetleri farklı mıdır? Cevap: (Hadîka) kitabının sâhibi “rahmetullahi teâlâ aleyh” diyor ki, (Haram karışmamış olan teganni, salih insanın temiz kalbine, ruhuna tatlı geldiği gibi, haram karışmış olan müzik de, fasıkların nefislerine tatlı gelir). Onlar, bunların, bunlar da onların müziklerinden zevk almazlar, sıkılırlar. Çünkü kalbe, ruha lezzet veren şey, nefse sıkıntı verir. Nefse tatlı gelen şey, temiz kalplere sıkıntı verir. Bunun içindir ki, kâfirlerin, fasıkların Cennet hayatı yaşadıkları yerler, Müslümanlara, salihlere zindan olur. (Dünya, [yani haramların bulunduğu yerler, fısk meclisleri]mümine zindan, kâfire ise Cennettir) hadisi değişmez bir hakikattir. Bu hakikati göz önüne alarak, herkes kendi kalbinin nasıl olduğunu kolayca anlayabilir. Çok kimsenin nefsi, küfür alâmetlerini kullanmakla ve haramları işlemekle kuvvet bulup, kalbi ve ruhu örttüğünden, nağme nefse tesir edip azdırmaktadır. Ruhun, kalbin sıfatları mağlup olduğundan, müteessir olmamaktadırlar. Nefsin duyduğu lezzet, kalbin, ruhun lezzeti sanılmaktadır. Nağmeden bazı hayvanlar da lezzet almaktadır. (Kimyâ-yı se’âdet) kitabı, ikiyüzaltmışaltıncı sahifesinde, çocuk terbiyesini anlatırken, (Çocuklara kadın, kız, aşk bulunan şiirleri okutmamalı, böyle şiirler ruhun gıdasıdır diyen öğretmene göndermemelidir. Talebesine böyle söyleyen, [ve seks bilgileri veren öğretmen], üstat değil, şeytandır. Çocuğun kalbini bozmaktadır) buyuruyor. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” (Gına kalbi karartır) buyurdu. Yani insan sesi ile teganni ve çalgılar kalbi karartır. [Bu hadîs-i şerifi, İbni Âbidîn, beşinci cilt, ikiyüzyirmiikinci sahifede, izah etmektedir.] Musikiye özenmemeli, hasıl ettiği lezzete aldanmamalıdır. Bundan ruh değil, Allahü teâlânın düşmanı olan nefs lezzet almaktadır. Zavallı ruh, nefsin elinde esir olduğundan, kendi lezzeti sanmaktadır. Musikinin tadı, zehirli bala, şekerlenmiş, yaldızlanmış necasete [pisliğe] benzer. (Tam İlmihâl s. 731-732) #tamilmihalseadetiebediyye #hakikatkitabevi #dinimizislam #müzikharam