yanımda kokusu buram buram odaya yayılan bir fincan türk kahvesi.
bilgisayarda bir sekmede izlediğim diziyi açmış birazcık dolsun diye beklerken nereden daha ucuza kitap bulabilirim diye araştırıyorum.
en kötü geçen sınavımdan yüksek not alıp iyi geçtiğini düşündüğüm sınavdan daha düşük aldığımı görüp şaşırıyorum. bu konuda kendimi sorgulamıyorum değil.
arada telefonun diğer ucundaki yakın arkadaşlarıma mesaj atıp rahatsız ediyorum. kendi kendime hepimize uyacak bir gün buluşmak için planlar yapmaya çalışıyorum. ne kadar yaptığımız her planın mutlaka bozulduğunu bilsem de plan yapmanın tadı bir başka.
sebepsiz yere mutluyum. ben niye mutluyum diye düşünüyorum. sonra bunu düşünmemin saçma olduğunu fark ediyorum.
o halde ‘’amaan ne güzel mutluyum işte, anı yaşa!’’ deyip sırıtmaya devam edeyim. sonuçta hayat boş boş sırıtınca da güzel.