MANDARİNİİD
1992′de Abhazlar ve Gürcüler arasında yaşanan, Abhazya Bağımsızlık Savaşı sırasında geçiyor film.
Abhaz kökenli olduğum için ilgimi çekti Mandariniid. Geldiğim toprakları, içtiğim hayatları göreceğim heyecanıyla başladım izlemeye. Filmin müzikleri duyulunca, Abhazya toprakları görülünce başlıyor göremediğin topraklara özlem.
Ne kadar savaş karşıtı biri olsam da İlk başlarda, savaşı anımsayarak ister istemez yanlı bir şekilde başladım izlemeye. Ama İvo’nun göze sokulmayan, yerinde hümanist kişiliği o kadar güzel işlenmiş ki filmde, Gürcü Niko ile Abhazya için savaşan Çeçen Ahmed arasında bir fark kalmıyor insanın gözünde. İdeolojilerin yarıştırılmadığı, iyi kötü insan kavramının vurgulanmadığı, hangi coğrafyadan, hangi milletten, hangi dilden, hangi dinden olursak olalım “insan” olduğumuzu içimize çok başarılı bir şekilde işliyor. Ve neredeyse hiç savaş sahnesi olmadan bize savaşın soğukluğunu hissettiriyor.
Filmin son sahnesinde İvo ve Ahmed arasındaki diyalog ise filmi ve olması gerekeni İvo’nun tek bir cümlesiyle anlatıyor; “ ne fark eder ki ? ”
Gürcü yönetmen Zaza Urushadze tarafından yazılıp, yönetilen filmde tarihi bazı yanlışlar olsa da , düşük bütçeyle nasıl güzel film yapılacağının en birinci örneğini göstermiş bize. Altın Küre’de ödülü Leviafan’a kaptırsa da konusu ve karakterleriyle gönlümüzün birincisi olarak kalacak.













