Biz kimiz? Neden ofis masajı yapıyoruz?
Okuma süresi:
Hızlı tarama, kalın yazılarla 1 dk
Hepsini okuyana 3-4 dk
Biz dediğim aslında ben, Figen. Daha ciddi görünmek için sizli bizli yazmayı tercih ettim. Bir de kalabalık taleplerde benim gibi bazı masaj uzmanı arkadaşlarımdan yardım istiyorum, o açıdan bazen gerçekten “biz” olabiliyoruz.
Neyse, “ben”e geçiyorum:
Reklam sektörü kökenliyim, uzun yıllar dijital ajanslarında reklam yazarlığı yaptım. Ülkece Facebook hesaplarımızı açtığımız ilk sene benim de çalışma hayatımdaki ilk yılımdı, poke kullanarak müşterilere fikir satılır mı diye kafa patlattığımızı hatırlarım. Hep güzel yerlerde çalıştım, bol ödüllü projelerde de yer aldım, gururlandım. Yine de bu işin benim hayalimdeki iş olup olmadığından hiçbir zaman emin olamadım. (Muhtemelen o dönemde hayalimde bir iş olmadığı için.) Yapabiliyordum ve hayat devam ediyordu. Bu süre zarfında edindiğim çeşitli rahatsızlıklar, sık tekrarlayan boyun tutulmaları, fıtık, fibromiyalji teşhisleri ve fizik tedavilerle geçen birkaç sene sonrasında doktorumun yönlendirmesiyle masaj terapileriyle tanıştım. Devam eden düzenli seanslar sonrasında bu nasıl oluyor, nasıl iyileşme sağlıyor, şimdi hangi kas açılıyor gibi sorularıma cevap vermekten bıkmış olacak ki, terapistim beni anatomi öğrenebilmem için kendi masaj hocasına yönlendirdi. Hobi olarak öğrenmeye başladım, bırakamadım. (Evet, hiç şaşırmayacağınız üzere yaşım bu sıralarda tam da 30 olmuştu.) Derin Bağ Doku Masajı ve Tetik Nokta Terapi eğitimlerini tamamladıktan sonra baktım seviyorum ve yapabiliyorum; ofis hayatına veda edip “Japonlar yapıyorsa kesin daha iyidir” düşüncesiyle Shiatsu öğrenmek üzere Tokyo’ya gittim. Farklı ekollerde Shiatsu eğitimleri aldım. Döndüğümden beri hem freelance reklam yazarı hem de freelance masaj terapisti olarak çalışmakta, Istanbul’daki masaj ve Shiatsu eğitimlerinde hocalarıma asistanlık yapmakta, bir yandan da araştırmalara ve yeni şeyler öğrenmeye devam etmekteyim.
Ofis masajlarına başlamamsa tamamen kendi geçmişim ve çalışırken duyduğum ihtiyaçlar üzerine. Yanlış oturuş-duruş bozuklukları ve çalışma koşulları sebebiyle vücudun hangi bölgelerinin olumsuz şekilde nasıl etkilendiğini biliyorum. Ufak değişikliklerle bu olumsuzlukların azaltılabileceğini de biliyorum. Gergin omuzlar – gergin kafalar – gergin ortamlar... Hepsi birbirini tetikliyor. Her iş acele, kimsenin hiçbir şey için yeterli vakti yok. Durup bir kendimizi dinlemiyoruz ve yeterince dinlenmiyoruz. Sonrası malum... İşte bu yüzden biraz bunları anlatmak, ufak temaslarla farkındalık kazandırıp faydalı olmak amacıyla kendi geçmişimden bildiğim problemleri değerlendirdim, yeni öğrendiklerimle birleştirdim ve “çalışırken bana bunlar yapılsa çok iyi gelirdi” diyerek 20 dk’lık bir seri çıkardım. Eskiden çalıştığım ve arkadaşlarımın yoğunlukta çalıştığı reklam ajanslarını gezmeye başladım.
Masaj bana göre hem beden hem de zihinde kısa sürede derin dinlenme sağlamak için en etkili yol. Kendini iyi hisseden ve yaşam enerjisi yükselen kişinin günlük performansı olumlu etkileniyor, iyiliği çevresine de yansıyor. Bu bakımdan masaj lüks bir aktiviteden ziyade sağlığımızı destekleyip yaşam kalitemizi yükselten bir uygulama. Hatta günümüz şartlarında artık ihtiyaç boyutunda. Doğru şekilde uygulandığında iyileştirici olması kadar hastalıklardan koruyucu bir yöntem sayılan masaj birçok ülkede koruyucu tıp altında yer alıyor. Ve maalesef ülkemizdeki masaj algısı hak ettiği yerin çok çok uzağında kalıyor. Bu yüzden gittiğim yerlerde, temas ettiğim kişilere mümkün olduğunca bunları anlatmaya, hissettirmeye, beden farkındalığı kazanmalarına aracı olarak masajın asıl mesajını doğru biçimde kavrayıp yaymalarını sağlamaya çalışıyorum.











