Mercedes AMG GT63
Images by Sven Meschner || IG

seen from United States

seen from Yemen

seen from Saudi Arabia
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from Germany

seen from Hong Kong SAR China
seen from Yemen

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from China

seen from United States
seen from China
seen from Germany
seen from Germany

seen from Malaysia

seen from Germany
Mercedes AMG GT63
Images by Sven Meschner || IG
insanı makinadan ayıran yegane doğal özelliğimiz, stereo.
STEREO bir çok ilginç kelime gibi yunancadan geliyor. Katı ve güvenilir anlamlarına gelen SOLID kelimesine denk geliyor.
Stereo, aslında fazla (genellikle çift) kaynaklı data tarzıdır. Mesela kulaklığımızdaki Sağ ve Sol farkı birindeki sesin diğerinden farklı olmasıdır. Bu bize algıya dair özellikler kazandırır. İlk stereo kayıdı EMI yapıp albümlerinde kullanmaya başladı ama olayın ilk kullanımı Paris'de 1881'de oldu. Operada Sağa ve sola yerleştirilen mikrofonlar salonun arkasında oturanlar için sağa ve sola yerleştirilen speakerlara bağlandı.
Böylece ses yakındaymışçasına aynı etki ile arkaya taşındı.
Peki "bizim neremiz stereo" diyebilirsiniz. Şöyle söyleyeyim, algımız tamamen stereo. Örneğin sesleri veya görüntüyü stereo olarak kayıt ediyor ve işliyoruz. Beynimiz 2 farklı kaynaktan aldığı datayı analiz ederek nesnelerin konumunu hesap edebiliyor, hacmine, materyaline dair bir çok farklı sonuç elde ediyor. Ayrıca 6. duyumuz (yep 6) olan "farkındalık" keza vücuttan aldığı stereo datalar etrafımızdakilere dair bir fikrimiz olmasını sağlar.
Hiç bir zaman tek referans noktası insana algı için yeterli olmayacaktır, ancak beynin karmaşıklığı azımsanacak düzeyde değil. Örneğin tek gözünü kaybeden birisi daha eskisi kadar çevik hareketlerde bulunamayacak olsa da beyninin bu zamana kadar edindiği referanslar kendisine hayatını hala 2 gözü varmışçasına devam ettirmesine büyük oranda yardım edecektir.
Bu elimizdeki bilgiyi peki niye hiç yarattığımız robotlarda en başından beri kullanmadık veya şimdilerde kullanmaya başladık? Robotlar eskiden tek kameralı veya tek bir mikrofonla algılıyordu ortamı. Stereo mikrofonlu evimize kadar giren en yakın cihaz Kinect'tir. Bir dizi mikrofonu ile ortam farkındalığı sağlar yazılıma/oyuna, keza 3 kamerası da görsel bir farkındalık sağlamakta.
Bunca insan, bir dünya algoritma, tek kaynaktan gelen datayı işlemek için! Neden? Bize en iyi açıklamayı Gordon Moore yapabilir. Özetle tek kaynaktan gelen datayı dönemin işlemcileri ile işlemek yeterince zor ve karmaşıktı, 2 farklı datayı referanslar üzerinden işlemek daha da fazla işlem gücü gerektiriyordu. Üstelik görüntü anlık olarak değişiyor. Sahip olduğumuz donanımlar hala değişken kaynaklar üzerinde işlem yapmaya yetecek kapasitede hızlı değiller. Moore'un yanıt verebileceği konu ise, gözlemlediği üzere bir işlemci üzerindeki transistör sayısı ancak her 2 yılda bir 2 katı kadar artabilir. Bu bir dünyanın farklı taraflarından insanlarca manasız bulunsada sistem kendi kendini esrarengiz bir biçimde doğruladı. 2000'lerde bu kanun fizik değil doğa kanunu olarak varsayıldı.
Dolayısıyla stereo data işleyebilen, farkındalığı olan sistemler yaratamamız bugünleri buldu.
Artık arabalara bile bu sistemi koyabilecek kadar işlemci bolluğu içerisindeyiz.
Ancak teknolojinin gerçekten korkutucu olacağı zamanlar, sadece tek tip datanın (görüntü, ses vs.) değil bir çok farklı tipteki stereo datanın aynı anda işlenebilmesinin mümkün olduğunca olacak. Kinect şu an bunu yapıyor ama işin ileriki boyutunda kendi başının çaresine bakan sistemler, sizi biraz korkutabilir.