Darwin’s Black Box, Michael J. Behe
seen from Malaysia

seen from France

seen from United States

seen from Hungary
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Germany

seen from United States

seen from China
seen from China

seen from Canada

seen from United States

seen from Canada

seen from Greece

seen from Ireland

seen from United Kingdom

seen from China

seen from Canada
seen from Czechia
Darwin’s Black Box, Michael J. Behe
Bilinçli Tasarım Teorisi
Bilinçli tasarım teorisi evrendeki kompleks düzenliliğin rastlantılarla oluşamayacağını gözönüne alarak varoluşun bilinçli bir tasarımın sonucu olduğunu savunur.Evrendeki (özellikle canlı yapılarındaki) inkâr edilemeyen düzenliliği,yaratılış harikalıklarını ve karşıt teorilerin öngörülerini çürüten delilleri kanıt olarak gösterir. Bir bakıma bilinçli tasarım teorisi yaratılış teorisinin bilimsel sürümüdür denilebilir. Bilinçli tasarım teorisi tersinim teorisinin paralelindedir. Temel ve amaç olarak aynıdır. Yaratılış (bilinçli tasarım) teorisinin tarihçesi: Bilimin ve teknolojinin gelişmesi canlılık konusunda kapsamlı araştırmaların yapılmasına imkân vermiştir. Bu araştırmalar bütün hızıyla devam etmekte ilginç ve şaşırtıcı sonuçlara ulaşılmaktadır. Bu ilginç ve şaşırtıcı sonuçlar canlılığın son derece kompleks yapıların bütünselliğinde olduğunu göstermektedir. Bu gün pek çok bilim adamı canlılığın amaçsız, bilinçsiz ve rastlantısal faktörlerin ürünü olamayacağını, hayatın kökeninde tasarlayıcı bir bilincin olduğunu savunmaktadırlar. Bütün bu sonuçlar yaratılış teorisi olarak bilinen teorinin bilimsel şekli olan bilinçli tasarım teorisinin ortaya konulmasına neden olmuştur. Bilinçli tasarım teorisi 1990'lı yıllarda bir grup Amerikalı bilim adamı tarafından ortaya atıldı. Teorinin ilk büyük çıkışı, Pennsylvania'daki Lehigh Üniversitesi'nden biyokimya profesörü Michael J. Behe'nin Darwin'in Kara Kutusu: Evrime Karşı Biyokimyasal Başkaldırı adlı kitabı oldu. Behe, kitabında canlı hücresinin Darwin zamanında içeriği bilinmeyen bir kara kutu olduğunu, hücrenin detayları anlaşıldığında ise, hücrede çok kompleks bir tasarım bulunduğunun ortaya çıktığını anlatıyordu. Behe'ye göre, canlılardaki kompleks sistemlerin doğal seleksiyon ve mutasyon gibi bilinçsiz mekanizmalarla ortaya çıkması imkânsızdı ve bu durum hücrenin bilinçli bir şekilde tasarlandığını gösteriyordu. Fransız felsefe profesörü Peter Van İnwogen, bu kitabın önemini şöyle vurgulamaktaydı: -Eğer Darwinistler bilimsel gerçeklerle dolu bu kitabı, önemsemeyerek, yanlış anlayarak veya ona gülüp geçerek karşılarlarsa, bu durum bugün Darwinizm'in bilimsel bir teori olmaktan çok bir ideoloji olduğu yönündeki gitgide yayılan şüpheler için önemli bir kanıt olacaktır. Bilinçli tasarım teorisi, hem bilim dünyasını hem de toplumu derinden etkilemeye başladı. Pek çok bilimsel makalelere konu oldu. 8 Nisan 2001 tarihinde New York Times gazetesi bilinçli tasarım teorisini ele alan Evrimciler Yeni Bir Yaratılış Teorisiyle Çatışıyor başlıklı bir haber yayınladı. New York Times'ta bilinçli tasarım teorisinin evrim teorisine karşı somut, bilimsel temellere ve entelektüel yorumlara dayanan güçlü bir akım olduğu bildiriliyor ve Oakland Ulusal Bilimsel Eğitim Merkezi yöneticisi Dr. Eugenie Scott'un şu sözlerine yer veriliyor: -Bilinçli tasarıma inananların en dikkat çeken yönü evrim karşıtı ol-mayı entelektüel anlamda saygıdeğer yapma potansiyelleri. Söz konusu haberde ayrıca, Kansas'tan sonra ABD'nin Michigan ve Pennsylvania gibi eyaletlerinde de, evrim teorisinin okul müfredatlarından çıkarılması veya yaratılış ile birlikte anlatılması konusunun tartışıldığına yer veriliyor. Haberde belirtildiğine göre, Michigan'da Temsilciler Meclisi'nin dokuz üye-si, eyalet eğitim standartlarında, bilinçli tasarım teorisinin evrim teorisi ile eşit şartlarda anlatılacağı şekilde değişiklik yapılmasını önerdiler. Pennsylvania eyaletinde ise, yetkililer hayatın kökeni ve gelişimiyle ilgili evrim dışında teorilerin öğretilmesine imkân tanıyacak eğitim standartlarını benimsemeye çok yakınlaşmış durumdalar. Bilinçli tasarım teorisi, bilim dünyasında giderek daha çok taraftar buluyor. Örneğin Washington Üniversitesi'nde astronom olan Dr. Guillermo Gonzalez: -Bilinç tasarım önderlerinin bilimsel çalışma ve diyalog düzeyinden çok etkilendim. Teori daha fazla araştırmayı hak ediyor diyerek teoriye olan ilgisini ifade edenlerden sadece birisidir. Yazıda ifade edildiğine göre, bilinçli tasarımı savunan bilim adamları oldukça fazla sayıdadır. Ancak, kariyer endişesi veya bilimsel çevreden soyutlanma korkusu ile birçoğu kendilerini deşifre etmiyorlar. Bunun birçok örneği bulunmaktadır. Örneğin bilinçli tasarımın önde gelen savunucularından William Dembski, Baylor'da bu konuda çalışmalar yapan bir kürsünün başındaydı. Ancak, fakültedeki diğer öğretim görevlilerinden gelen şikâyet ile Dembski görevinden alındı. Sınıfında öğrencilerine, bu kompleks sistem nasıl oluşmuş olabilir? Tesadüfen mi, yoksa bilinçli bir tasarım sonucunda mı? Bunu düşünün dediği için görevinden alınan ve mahkemeye verilen lise biyoloji öğretmeni Roger DeHart ise bu konuda bir başka örnektir. Dembski ve DeHart'ın başlarına gelenler evrim teorisinin bilimsel bir teori olarak değil, bağnaz ve tutucu bir çevre tarafından ideolojik olarak savunulan bir inanç olduğunun açık bir delili sayılabilir. Fakat görünen o ki, bütün baskılara, engel olma çabalarına rağmen bilinçli tasarım görüşü bilim dünyasında büyük bir hızla kabul görüyor. Bilinçli tasarım ile ifade edilen en önemli gerçek, tüm doğayı planlanmamış, amaçlanmamış bir rastlantılar yığını olarak gören materyalist biyoloji anlayışının geçersiz olduğudur. Michael Behe, bu yeni anlayışın bilim dünyası tarafından kabullenilmesinin kolay olmadığını, ancak zaten hiçbir bilimsel devrimin kolay gerçekleşmediğini belirtiyor: -Hayatın üstün bir akıl tarafından tasarlanmış olduğu anlayışı, hayatı basit doğa kanunlarının bir sonucu olarak algılamaya alışkın bizlerde bir şok etkisi yaratmış durumda. Ama diğer yüzyıllar da benzer şokları yaşamışlardı ve şoklardan kaçmak için bir neden de yok. Son gelişmeler ise, bilim dünyasının bu gerçeği kabullenmek yani tüm canlıları üstün güç sahibi bir Var Edicinin yarattığı gerçeğini kabul etmek üzere olduğunu gösteriyor. Materyalizm ve uzantısı olan evrim teorisi savunucuları bu gün bilimin çiğnemeyi göze alarak felsefelerini dinsel bir taassupla savunmaya çalışmaktadırlar. Materyalizm ve uzantısı olan felsefeleri benimseyenlerin bilinçli tasarım gibi zıt bir öngörüyü kabul etmek istememeleri ve hatta bilim dışı dogmalar olarak görmeleri doğaldır. Fakat pek çok bilim insanı aynı görüşte değildir. Santa Fe Enstitüsü'nün önde gelen bilim adamlarından biri olan Stuart bu konuda pek çok bilim insanı bilinçli tasarımın entelektüel ve bilimsel yönden geçerli bir yaklaşım olduğunu kabul etmiştir demektedir. Sonuç olarak şunları söyleyeceğiz. Doğal olarak her insan doğruluğunu inandığı felsefeyi özgürce savunabilir. Bu onların en doğal haklarıdır. İnsanlık özgürce düşünebildiği ve ifade edebildiği sürece var olacak ve yükselecektir. Yanlışlardan doğrular rahatlıkla bulunabilir. Bu nedenle düşünürken yanlışlara hatalara düşmekten korkmamalıyız. Önemli olan taassuptan uzak tarafsız durabilmek, özgürce düşünebilmek ve ifade edebilmektir. Bu konuda söyleyeceğimiz son söz güneşin hiçbir zaman balçıkla sıvanamayacağı, gerçeklerin er geç ortaya çıkacağıdır.