25 Haziran… Hayatımın dönüm noktalarından belki de en büyüğü olmayı başaran tarih artık benim için. Kızıma kavuştum. Hala inanmakta güçlük çeksem de nefes alışından dahi sorumlu hissettiğim, kokusuna doyamadığım, aklımdan bir saniye çıkaramadığım birisi var. Hiçbir şeye, hiç kimseye benzemeyen bir duygu ile tanışıyorum sayesinde. Hayatımda en son ne için bu kadar tutkulu hissetmiştim hatırlamıyorum. Çok sevmenin az kaldığı günlerdeyim.
Ağrılar, sancılar, uykusuz geceler, kaybolan zaman algım, gözyaşlarıma genelde hakim olamayışım gibi bin bir farklı hali yaşıyorum. Daha beş günde kendi kendimi hayretler içinde izliyorum. (Some lohusa problems) Gel gelelim hiçbirinden öyle deli gibi şikayetim yok. Kızımla olmak, onu gün gün izlemek, onunla hayatımızı yepyeni bir düzene oturtmaya çalışmak o kadar baskın ve güzel duygular ki gerisi hiç ummasam da teferruata dönüşüyor.
Yaşadıklarımı, hissettiklerimi anlatmakta güçlük çekiyorum. Ama tarifsiz bir mutluluk içinden sesleniyorum. Eminim hayatım da Ehilal de artık bambaşka olacak. Bu yolculukta ben değil daha çok Emek Hanım bana yol gösterici, beni evcilleştiren olacak. Şimdi yeni hikayeler yazma vakti.