onun varlığı, hiçlik üzerine uzun bir şiirdir.
aslı erdoğan - bir delinin güncesi

seen from Canada

seen from Netherlands

seen from Sweden
seen from Brazil

seen from Denmark

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from India
seen from Australia
seen from Germany
seen from Spain
seen from United States

seen from Saudi Arabia

seen from T1

seen from Netherlands

seen from Saudi Arabia
seen from Denmark

seen from T1
seen from United States
onun varlığı, hiçlik üzerine uzun bir şiirdir.
aslı erdoğan - bir delinin güncesi
İlk anların yeri doldurulmaz ilk anların güzelliği...
bütün başlangıçlar güzeldir.
Seni nasıl böylesine hırpaladılar? Aşk sözcüğünü duyar duymaz karmakarışık korkulara kapılıp gitmene; iki insanın birbirine en yakın olması gereken zamanlarda, uçuruma yuvarlanır gibi kendi içine dönmene; bakman, istemen ve sorman gerektiğinde başını öne eğmene; bedenin çırılçıplakken kafanı yastıkların altına gömmene kim neden oldu? Senden neyi esirgediler?
Bir şehir, ancak içinde sevdiğiniz biri olunca yaşamaya başlar. (9)
.
.
İki hafta arayla, önce Sergio, sonra da beni hiç bırakmayacağını sandığım sol gözüm yok oluveriyor. Cenevre ölüp gidiyor böylelikle, bir tiyatro dekoruna dönüşüyor. Dallar kuruyor, ilk yaz çiçeklerinin üzerine kar yağıyor, ormanlar çölleşiyor. Anıların, sözcüklerin, sokakların içi boşalıyor; büzüşüyor, soluyor iskeletlere dönüşüyorlar. Yaşamın renkleri de, çizgileri de siliniyor. (66)
Bir şehir ancak içinde sevdiğiniz biri olunca yaşamaya başlar.
Aslı Erdoğan
“Bir insanı gerçekten sevmek, onun tuhaflıklarını, hiç kimsenin, kendisinin bile benimseyemediği, hatta fark etmediği huylarını sevmektir. İnsanların en esaslı yönleri uyumsuzluklarında saklıdır çünkü. “
Bak güzelim, ne olursun aldırma ona. Bir erkek, karşına kurulmuş, sanki sen onun kaburga kemiği bile etmezmişsin gibi bir tavırla, senin hakkında, geçmişin, geleceğin, ne olduğun, ne olamayacağın hakkında ahkâm kesmeye kalkışınca onu sakın dinleme. Sana kalçalarının fazla yağlı, göğüslerinin sarkık, gözlerinin daima uykulu olduğunu, kafanın pek hızlı işlemediğini söylüyorsa, edebiyat zevkini bayağı bulup, lisansüstü çalışmana ya da acemiliklerle dolu ilk şiirlerine, bestelerine bıyık altından gülüyorsa anında bırak onu. Hele hele, bir de tutmuş senin asla mutlu olamayacağını ileri sürüyorsa, haddini bilmez bir alçaktır, burnunun üzerine bir yumruk hak etmiştir
Aslı Erdoğan, Mucizevi Mandarin