Allah Teâlâ, kulun ameline vermediği mükâfatı, niyetine verir, zira niyette riya olmaz..
~İkrime (r.a)

seen from Canada

seen from United States

seen from Canada
seen from Russia

seen from United States
seen from Japan

seen from Singapore
seen from Canada

seen from China

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from China

seen from Canada
seen from China
seen from China
seen from China
seen from China
seen from Malaysia
Allah Teâlâ, kulun ameline vermediği mükâfatı, niyetine verir, zira niyette riya olmaz..
~İkrime (r.a)
...
Ne derece ihlaslı olduğunu bilmek istersen,
"Bir iyilik yaptığında, o iyiliği ne kadar zaman hatırında tuttuğuna, hatırladığına bak! "
“İyilik ticaret değildir. Allah-u Teâlâ için yapılır ve unutulur.”
Abdülhakim Arvasi (Rahimehullâh)
Ayakkabı, İhlas...
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretleri bütün işleri ihlâs ile, Allahü teâlânın rızâsı için yapmak lâzım olduğunu, bir misâl ile şöyle izâh ettiler:
"Nişâburlu bir ilim talebesi ile bir tüccar yol arkadaşı oldular. Çok fakir olduğundan talebenin ayakkabısı yoktu. Yalın ayak yürürken, tüccar bir çift ayakkabı verdi. Sonra tüccar, talebeye ikide bir; "Ey talebe! Yolun düzgün yerinden yürü... Sivri taşlara basma... Ayaklarını sürüme... Dikenli yerlerden gitme.. Ayakkabıyı eskitme..." diye tembih ediyordu. Bu tenbihler talebeyi usandırdı. Sonunda talebe dayanamayıp ayakkabıları çıkardı, tüccarın önüne bıraktı ve; "Ben senelerce yalın ayak seyâhat ederim. Kimse bana bunun için bir şart koşmuyordu. Şimdi verdiğin bu ayakkabılar için sana mahkûm olamam." dedi.
İşte burada olduğu gibi, yapılan hayır-hasenât karşılıksız olmalı Allahü teâlânın rızâsı için yapılmalıdır. Ancak böyle olursa makbûl olur.
Yapılanların ihlaslı mı ihlassız mı olduğu nasıl anlaşılır diye soranlara şöyle cevap vermişlerdir. Seni övenle yeren, nazarında bir olduğu zaman ihlasta ilerlediğini düşünebilirsin. Öyle değil de seni öveni seviyor, yerene kızıyorsan, ihlasta değil benlikte ilerliyorsun demektir. Unutma! İnsanların övmesi kurtarmaz, yermesi de batırmaz. Mühim olan, Allahü tealanın övmesidir. Çünkü cennetle cehennem O'nun elindedir
Şam'ın ileri gelen mutasavvıf ve muhaddis âlimlerinden İbn-i Muhayriz, alışveriş için kimsenin dikkatini çekmeden girdiği mağazadan alacağı malları seçiyordu ki, bu sırada kendisini fark eden birinin mağaza sahibine, "Mallara bakan şu zat Şam'ın büyük mutasavvıflarından İbni Muhayriz'dır, ona ucuza ver." dediğini duydu. Bu tanıtımdan rahatsızlık duyan tasavvuf büyüğü, şu ikazı yaptı, "Biz buraya paramızla mal almaya geldik, dinimizle değil! Bizim ilmimiz Allah rızası için İslamı doğru anlamak ve doğru yaşamak içindir, ucuza mal almak için değil. Bizi ilmini menfaatine alet eden din adamı durumuna düşürmeyin!"