“İnsan kendisinin yoksulluğunu bir zenginliğin görkemi yanında, bahtsızlığının acısını bir mutluluk gösterisi karşısında daha büyük bir acıyla anlar.”
Halid Ziya Uşaklıgil / Mai ve Siyah (s.272)
seen from United States

seen from Canada
seen from United States

seen from United States
seen from South Korea
seen from United States
seen from Yemen

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Dominican Republic
seen from United States

seen from India

seen from United States

seen from Netherlands

seen from Germany
seen from China
seen from Russia
seen from China
seen from United States
“İnsan kendisinin yoksulluğunu bir zenginliğin görkemi yanında, bahtsızlığının acısını bir mutluluk gösterisi karşısında daha büyük bir acıyla anlar.”
Halid Ziya Uşaklıgil / Mai ve Siyah (s.272)
“Yan yana yürüdüler. Ayrı ayrı yaşantıları, ayrı ayrı duyguları olan iki kıta gibiydiler; bir ilişki kurulamıyordu aralarında.”
William Golding / Sineklerin Tanrısı (s.62)
“Yaşamak arzusu, doğup doğup ölüyordu içinde.”
Cengiz Aytmatov / Dişi Kurdun Rüyaları (s.400)
“Santiago, yavrum!” diye bağırmıştı. “Neyin var?”
Santiago Nasar, onu tanımıştı.
“Beni öldürdüler, Wene Hala,” demişti.
Gabriel Garcia Marquez / Kırmızı Pazartesi (s.118)
“(...)Oysa insanlar düşünen yaratıklar olarak ortaya çıkışlarından beri kendilerini daha iyi tanımaya çalışmışlar, ama bütün çabalarına rağmen şu soruya cevap verememişlerdi: Kötü, hemen hemen her defasında niçin ‘iyi’den daha güçlü olarak ortaya çıkıyor?...”
Cengiz Aytmatov / Dişi Kurdun Rüyaları (s.20)
“Fiziksel bir eksiklik, zihinsel bir aşırılık yaratabilirdi.”
Aldous Huxley / Cesur Yeni Dünya (s.87)