Her insan hayatının bir noktasında aynı soruyla karşılaşıyor:
“Gerçekten yaşamak istediğim hayat bu mu?”
Her sabah alarm çalıyor, kalkıyoruz… ama içimizde bir yerlerde kapanmayan bir boşluk var. Dışarıdan bakınca herkes çok mutlu, çok başarılı. Fotoğraflar, gülümsemeler, seyahatler, aşk dolu çiftler… Peki ya biz? Kanepeden onların hayatlarını izleyen biz?
İşte o his, beynimizin içindeki bir karadelik gibi her şeyi yutuyor. Para değil, iş değil, lüks değil… hatta aşk bile yetmiyor onu doldurmaya. Çünkü o karadelik hep var olacak.
Adı: dopamin.
Arzu, istek, motivasyon… Hepsinin kaynağı. Ama yanlış kullanıldığında bizi mutsuz eden şey de o.
Belki de yapmamız gereken, o karadeliği kapatmaya çalışmak değil… onunla yaşamayı öğrenmek. İçimizdeki boşluğu bir düşman gibi görmek yerine, bizi diri tutan bir sır gibi kabul etmek. 🌌







