Belirli bir düzeyde kıskançlık ilişkiyi ayakta tutan yapıyı sağlıyor olsa da her şeyin fazlasında zarar olduğu gibi aşırı kıskançlıkta zararlı olup bir ilişki sorunu oluşturmaktadır.
Kıskançlık tabi olmalıdır ancak ölçüsü ne olmalıdır?
Bir çocuk nasıl babasını annesinden, annesini babasından kıskanıyorsa o seviyede kalmalıdır. Sürekli şüphe duyma, güvensizlik, değersizlik algısı, yetersizlik hissi, bir kişiye bağımlılık, sahiplenici role sahip olma aşırı kıskançlık durumuna sebep olabilmektedir.
Kişi kaygılı bir şekilde bağlanarak sürekli karşısındaki kişinin başka birini bulacağını, kendisini bırakacağını ve onu yeteri kadar sevmediğini, başkalarına zaman ayırdığını düşünebilir.
Aslında aşırı kıskançlığın nedeni genellikle çok sevdiği için değil, kişinin kendi öz güvensizliği ve kendine güvenmemesinden kaynaklanır. Aşırı kıskançlık durumunun temelinde düşük benlik saygısı bulunmaktadır.
Bu durum düzeltilmek isteniyorsa, kişi öncelikli olarak kendi benlik algısını ve benlik saygısını arttırmalıdır. Toplumdaki yerini, saygınlığını belli bir seviyeye oturtmalıdır. İçinde bulunulan toplum dikkate alınması sosyolojik olarak değer alanına uygun değilse kişi kendi karakter yapısını sağlam bir yapıya oturtmalıdır.
Karakteri sağlam bir yapıya sahip olan birey, partnerin sınırlarının farkında olup ona saygı duyacaktır. Karakteri ve toplum içerisindeki konumuyla saygı duyan kişinin kaybetme, değersizlik hissi gibi kavramlar yerine daha üst kişilik kavramlarına yöneldiği ve partnerine ait olan sürekli bir şeyleri kurcalama, mesajlara bakma, e-postaları kontrol etme ilişkide güvensizlikle birlikte daha olumsuz durumlara sebep olabilecek davranışlarda olmayacağı düşünülmektedir.