....Cambridge'de, çarpıcı ama gelip geçici adetlerin yanı sıra, törenlerden ya da kurallardan daha derinde bir yerde, birçok vakur üniversite mezununun tanımlamaya çalıştığı kalıcı bir tortu bulunduğunu ister istemez fark ediyorum. Bu temel niteliği, insanın kısıtlamasızca geçirdiği bir zaman dilimine dair farkındalığı olarak değerlendiriyorum. Bilmem ki birileri, futbol ayakkabılarımın kale önündeki siyah çamurda bıraktığı krampon izlerimi aramak ya da kepimin, öğretmenimin oda merdiveni önündeki avluya düşen gölgesini takip etmek için Cambridge'e gider mi; ama biliyorum ki ben, o muhterem duvarların yanından geçerken, bir turistin duyduğundan daha büyük bir heyecanla, Milton'ı, Marvell'i ve Marlowe'u aklımdan geçirirdim....
Hafıza, Konuş(2015) çev. Yiğit Yavuz, s.266, İletişim Yayınları













