Ortadayım, merkezdeyim; içimden gitmek gelse de hızla dönüp duran bu girdabın içindeyim. Kenarda durmanın ve kıyıda olmanın özlemiyle… oysaki ben hiç girdabın dışında olmadım.
Bu mekanik anlamlardan oluşan girdabın dışında, beklemenin de yetişmenin de benim hiç deneyimlemediğim daha ritmik bi anlamı olduğunu hissediyorum.
İçimden gitmek gelse de, girdabı nasıl durdurabileceğimi hiç bilmiyorum, girdaptan nasıl çıkacağımı da… hayatın kenarında, kıyısında nasıl yaşayabileceğimi bilmiyorum…
Emin olduğum tek şey, bu mekanizmayı kırmak istediğim… ve baştan başlamak içindeki anlamları bilmediğim o ritmik hayata.
















