“Sana saygı gösterene sen de saygı göster. Seni küçümseyenden ise uzaklaşarak kendine saygı göster.”
—Ibn Hibban
seen from Türkiye
seen from Argentina
seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States
seen from Malaysia
seen from China

seen from Bangladesh

seen from France
seen from United States
seen from United States

seen from Singapore
seen from Switzerland
seen from St. Martin
seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United States
“Sana saygı gösterene sen de saygı göster. Seni küçümseyenden ise uzaklaşarak kendine saygı göster.”
—Ibn Hibban
Oysa şimdi nasıl da başka bir noktadayım. Sana güvenmeyip, seni reddedip, senden bana kalanları kusup devam edebileceğime inandığım yolun getirdiği uçurumda, duyulmayı bekleyen bir yankıyım artık.
Bir de Baktım Yoksun - Yekta Kopan
Bize ağır gelen kendimizdir. Yolda, okulda, işte, başkaları ile birlikte taşıdığımız kendimiz.
(Cahit Zarifoğlu)
İnsanlar neden çocuk sahibi olur? Mutlu olacaklarını sandıkları için mi? Çocuk sahibi olmak mutluluktur, öyle mi? Hayır! Çocuksuz mutlu olmayan kişi, çocukla da mutlu olamaz.Bir başka insanın sırtından mutluluk talep etmeye hakkımız yok.Mutluluk her yerdedir.Ancak her yerde mutluluğu bulan kişi bir çocukla da mutlu olabilir.
— Cehenneme Övgü, Gündüz Vassaf
“Oysa çok sevmiştim onu…”
Zannetme Dönencesi’ nden 📚
Neden okuyorum:
1) Okumak dünyayı algılamak noktasında bana en çok yardımcı olan fiil.
2) Kitaplarla dostluk kurmak ayrıcalıklı hissettiriyor.
3) Okumanın bir insanın kendini tanıyabilmesi için elzem olduğunu düşünüyorum.
4) Okumanın beni ben yaptığını düşünüyorum.
5) Okumanın insana ciddi ve önemli bir kimlik kattığını düşünüyorum.
6) Kitapların ortamdan soyutlayıcı etkisini çok seviyorum. Bu maddeyi açmak gerekirse, kitaplar bir nevi uyuşturucu gibidir. Muhabbetine ortak olanları ortamdan alır götürür.
7) Düşünce dünyamı besliyor.
8) Hayal gücümü geliştiriyor.
9) Fikir üretebilmek için okumak şarttır.
10) Okumak insana hakkı ve sabrı öğretiyor.
11) Öğrenmek şu dünyada en çok haz aldığım şey. Öğrenmek için de okumanın elzem olduğu kanaatindeyim.
12) Okudukça hürleştiğimi hissediyorum.
13) Anlam arayışına en iyi yanıtı okuyarak ancak bulabiliyorum.
Sözün dönencesinde (2): Suretinin izleri | Feridun Andaç
1./ İmgen senin
Günlerdir bakışlarımı alamıyorum fotoğraflardan. Buruk, ezgin, yaralı birinin sızısını hissettiriyor her biri. Gülüşlerde kalan derin bir kederin izleri…
Sonra, dönüp baktım yüzüne…Orada da bu vardı. Kaçışın ve sığınışın diliyle konuşuyordu bakışların. İnsanı tüketen sürüklenişlerin adı olmalıydı: sürgün ve yalnız. Hem kopuş çağrıştıran, hem de içindeki ıssızlıkları anlatan. Bir dönemeçteydik biz seninle; yazmak yaşamaktı bana…Gördüm ki; gitmek de senin için öyle.
2./ Parmak uçlarımda sen…
Ulaşmak için sana gezindim parmak uçlarımla. Görmek istedim yüzünü bir kez daha.
Baktım ki; dünyanın merkezi orada, her şey bir ânda yer değiştiriyordu, bakışlarına tutulduğumu anladığımda… Tutup öptüm parmak uçlarımı sen diye!
3./ Öngörüsüz hayat
Kapandığım yerden çıktım seninle.
Bir tutulma hâli bu, biliyorum. Uzaklığını yakın eden ne varsa derledim gözlerimle, sana tutulu kalmanın iyi gelebileceğini düşünerek.
Öngörüsüz hayat da bu olsa gerek.
4./ İçimdeki yoksullaşma
Kimdin sen? Düşünmedim bunu. Adının dillerde kaldığını söylediler, umursamadım. Dönüp yalnızca baktım sana. Bir ayma ânıydı o ân bana. Anlatıyordu dostum, senden söz edercesine arada bir. Aklım yüzündeydi; ezinçli bir hayatı yansıtan, duygularının tutsağı olan birinin hiçleşme serüvenini anlattığın anılarına bakıyordum…
Ne çok sendin o, ne çok içimizdeki yoksulluk…
O ân kalkıp sana geldim işte. Kalemimin ucuyla, o yoksunluk örtüsünü kaldırmaktı dileğim.
5./ Tutunuyorum sana
Bir yerde adını görsem kalakalıyorum. Söz edilmiş olsa senden içime alev düşüyor. Görsem fotoğrafını bir yerlerde yelkenlerim kabarıyor. Sesini duysam başka hayatlarda bir limana dönmek, senlenmek istiyorum. Bakışlarına tutunup seni yurdum bilmek istiyorum.
6./ Zaman ellerinde
Kopamıyorum imgenden. Seni anlatan ne varsa bunları arıyor bakışlarım. Sesinin tınısından yansıyanlarda zamanın mevsimlerini hatırlatan gamı yakalıyorum.
Oysa öylesine uzak, öylesine de yakınsın ki bana; zamanın ellerinde olduğunu düşünüyorum.
7./ Kaçışın dili
Aşk savurur, bir o kadar da kapatır. Bir yer, bir yurt, bir liman gibidir tutunulan bakışlar. Sonra avuntu başlar, ardından aşınma. Geldiğimiz kıyıda sözün tükendiğini anlarız. Ya gitmeyi seçeriz, ya da sığınmayı. Düşünmeyiz kaçışın da bir dili olabileceğini.
8./ Yüzünden geçtim
Hep yüzün vardı karşımda. Baktığım her yerdeydin sanki; gazetelerde, dergilerde, ekranda, fotoğraflarda…
Bir yanın ezgin, bir yanın uçarı. Gene de saklı duran yanını anlatıyordu bakışların. Tutulunca bunlara, yüzünden geçen mevsimleri düşündüm.
9./ Sana gelmek
Sözlerimle sana geldiğim gerçek. Olmadığın, görmediğin bir zamanda yazıyorum üstelik. Başka bir dile dönüşüyor imgen.
Değişmeceli bir dili de yeğlemiyorum üstelik. Göz göze geldiğimizde “nerede kalmıştık” diyeceğimizi sezinliyorum şimdiden.
10./ Gerçekleşmek
Aşk, biraz da budur. Birinin ötekinde gerçekleşmesi; duygularının onda açığa çıkması.
Bu yüzdendir doludizgin sana gelmem.
11./ Anlamlar devşiriyor bakışların
“Güneş yoksa, buzda olgunlaşmasını bil,” diyor Henri Michaux.
Uzakta kalan bakışlarına sığınırken de avuntum oluyor bu sözler.
İyicil olan da bu; seni hem güneşim, hem de ayım bilmem.
12./ Uyum
Ne zordur bunun dilini kurmak… Beklemek gerek bir süre. Tanımak ve anlamak için çaba ise kaçınılmaz. Gene de sesin sese dokunması, bakışların ruhu kuşatması ilk adım gibi gelir. Öyleyse, önce uyumsuzluğun alfabesinden başlamalı.
13./ Sende kalmak
O kuşatıcı yolculuğun renklerini düşünüyorum. Bekleyişlerle biriktirdiğim sözlerin yetmeyeceği bir çağın kapısını madem ki birlikte aralıyoruz; öyleyse kalmanın dilini öğretelim birbirimize.
14./ Yaşamalı bakışlarında
Çıkıp gelmeyi bekledim sana. Uzaklığına gittiğim ânları hatırladıkça, bir avuntu barınağı olmaktan çıktı yüzün.
Şimdi yakınında bir yerlerdeyim. Sesinin algına çeviren rengini keşfetmek iyicil geliyor bana. Şimdi, yaşamak mevsimini anlatan bakışlarının çağrısına hazırlıyorum kendimi.
15./ Arka bahçede
Kapandı kapılar. Rüzgâr yön değiştirdi. Bekleyişleri dindirdik aramızda. Avunuşun dilini unuttuk birlikte. Burada yeni zamanın rengini kurmak için sesimizi sınıyoruz gölgesinde hayatın.
16./ Tufan
Her sözün savruntusundaydınız geçilen yerlerde görüp gözlediklerinizle. Bir ülkeyi baştan sona geçerken size anlatılan tarihin başka bir yüzüyle karşılaşıyordunuz. Ne dil o dildi, ne yaşam uzaktan bakılan yaşamdı. İnsanın ömrünü tufana dönüştüren bırakılmışlık her yerde izleriyle çıkıyordu karşınıza. Unutuyordunuz işte o ân içinizin ezingicin, başka bir tufanın rüzgârına kapılıyordunuz.
17./ Ateşlerde
Zaman burçlarına taşınan gözlerin bakışı olmak zordu. Ellerinde gül devşirenlerin kokusu vardı, sanılan öyleydi. Oysa korlu ateşlere banmıştın, parmak uçlarındaki izler anlatırdı bunu. Bir de bilirdin ki, açılan yaralar ancak doğduğun yerde iyileşir.
18./ Ezeli ve ebedî
Karşılaşma zamanlarına döndünüz gitmeden önce. Aranızdan ırmaklar akıyordu. Diyordu ki sana: Suretinin izlerini gördüm rüyamda. Şimdi bana yorumcusu gerek. Dilsizdin, lâl sanmıştı seni sözcüklerini hecelemeye başlayana kadar. Sonsuzluğun dilini ancak böyle kurabilirsiniz demişti Derviş.
19./Dokunan Gün
Başlayan günün ilk ipiltilerini taşıyan turna katarlarının kanat vuruşuna bakmıştınız birlikte. Şafağın rengine bulanmıştı gönlünüz. Gitmeyi seçmişti o. Ötede, Kuzey’e giden bir yol var diyerek, birkaç Haiku çıkarıp okumuştu cebindeki kâğıttan. Sormamıştın kim kimin için yazmış diyerek…
gözlerin kapandı acı, tanımlanamaz
geceyi gör dese de inanma
unutma ateşlerde
kimsesizleşen bakış neredeyiz şimdi
susuz çeşme hani gözlerin
bekleme kılavuzdu
20./ İçinden sevmek
Bir ezgiydi artık şairin sözleri. Tanımlar getirmek yerine imgenin rengi soluğuna dönüyordunuz her adımda. Yalnızca sözler vardı aranızda, sözler. Ummanların ötesine gidip gidip gelen. Her bakışı yansıtan söz, duvarlara yansıyan renklerdeydi artık.
Feridun Andaç – edebiyathaber.net (27 Mart 2018)