. "Okuyan insanlar vardı, bir de ötekiler. Birinin okuyan mı okumayan mı olduğu hemen anlaşılıyordu. İnsanlar arasında bundan daha büyük bir fark yoktu. Gregorius bunu iddia ettiğinde insanlar şaşırıyorlardı, kimileri de böyle çarpık bir fikir karşısında başlarını iki yana sallıyorlardı. Ama böyleydi." syf.77 . "Sözlerin kutsallığına, büyük şiirin ulviliğine ihtiyacım var. Bütün bunlara ihtiyacım var. Ama özgürlüğe ve bütün gaddarlıklara karşı düşmanlığa duyduğum ihtiyaç da bundan az değil. Çünkü biri olmadan ötekinin hiçbir anlamı yok. Ve kimse beni seçmek zorunda bırakmasın." syf.163 . "Biz tabaka tabakayız, içimiz uçurum dolu, ruhumuz yerinde duramayan cıva gibi, huyumuzun rengi ve biçimi durmadan salladığımız bir çiçek dürbünündeki gibi değişir." syf.307 . "Ruh, gerçeklerin olduğu bir yer midir? Yoksa gerçek denen her şeyler sadece hikayelerimizin aldatıcı gölgeleri midir, diye merak etmişti Prado. Bu, diye düşündü Prado, bakışlar için de geçerlidir. Bakışlar yoktular ve okunurlardı. Bakışlar hep içleri okunan bakışlardı. Onlar sadece içleri okundukları sürece vardılar." syf.393 . "Hayat, yaşadığımız şey değildir; hayat, yaşadığımızı hayal ettiğimiz şeydir." syf.397 Bilinmeyen bir yazarın hiç bilinmeyen kitabını, adını bile bilmediği intiharın eşiğinden kurtardığı kırmızı paltolu bir kadın aracılığıyla bulan antik diller öğretmeni Raimund Gregorius'un elindeki kitapla Bern'den Lizbon'a uzanan arayış yolculuğu. Keyifle okudum. #pascalmercier #lizbonagecetreni #çeviri #ilknurözdemir #kırmızıkediyayınları #kitap #neokuyorum #okumakiptiladır #okumahalleri https://www.instagram.com/p/Cd9CtF8tyLQ/?igshid=NGJjMDIxMWI=