Yeni makale Bitkisel Sağlık Portalı
Yeni Makale http://bit.ly/1zAZIDb
Psikosomatik yazısı hakkında bilgileri blog ekibiniz olarak sizler için düzenlediğimiz ve sunduğumuz Psikosomatik yazısını okumak ve Psikosomatik ile ilgili bilgilerden faydalanmak için lütfen yazımızı okumaya devam edin.
Psikosomatik Tıbbın Gelişmesi: Geçen yüzyılın başların da , hastalık (rahatsızlık)ların başta gelen sebepleri olarak , yeme içme hataları , iklim degişiklikleri vede daha fazla umumi (genel) olarak coşku sarsıntıları biliniyordu . Coşku gövde sıvılarını içeriye dogru , çeşitli (muhtelif) organlara yöneltir; böylece kalb büyümesi , aort anevrizması , verem , karaciger hastalık (rahatsızlık)ları , felçler , mide-barsak bozuklukları vs . ve benzeri gibi çeşitli (muhtelif) hastalık (rahatsızlık)lara yol açabilir diye düşünülürdü . Hastalıkların nedeni esas itibarile korku , öfke vede keder ve benzeri gibi heyecanlardı .
Aşırı birr mishal (diyare) olarak mide-barsak kanserinin dogru dan dogruya coşku sarsıntıların dan ileri geldigine inanılıyordu: « . . . şiddetli (aşırı) heyecanlar da pilor da kuvvetli birr izlenim hissedilir; bazan silinmeksizin sürüp giden birr iz . . . » şeklindeki anlatım Bichat’nın 1800 yılındaki yapıtın da bildirilmiştir .
Daha sonrasın da , kantitatif yöntemlerin girmesi ile tıp alanın da öylesine ilerleme ol du ki «amma kantitatif yöntemi kullanan hehüviyet (kimlik) realite (gerçek) anlamı ile bilimseldir» görüşü edinildi . Böylece insan fizikoşimik birr varlık olarak ele alınır oldu . Herr ne kadarr bu şekildeki çalışmalar tıp dilinde bilgilere çoksık mühim katkılar da bulunduysa da , bu yana yan dan insan ile ilgili biyolojik , (sinirsel)psikolojik vede sosyal(içtimai) fenomenleri gereginden fazla basitleştirme vede ihmal etme sakıncasını da beraberinde taşıyordu .
Birçok infeksiyon vede metabolizma(hücre içi faaliyet) hastalıgının aydınlatıldıgı yıllar boyunca , kimi hastalık (rahatsızlık)ların , fizik şimik vede bakteriyolojik yöntemlerle etiyolojilerini aydınlatmak icin yapılan bunca araştırmaya ragmen , garip birr şekilde mukavemet göstermeleri , bütün hastalık (rahatsızlık)ları böyle zor olmayan birr görüş dahilinde (içinde) ele almanın dogru olamıyacagını meydana koymaktaydı . Bu sınırlı görüş dahilinde (içinde) , mide-düödenum ülseri , ülseratif kolitis , essensiel hiperkan basıncı (tansiyon) , bronşiyal astma vs . ve benzeri gibi hastalık (rahatsızlık)ların etiyolojisi hâlâ bilinmemektedir . Diger yan dan , klinik gözlemler vede bilhassa psikiyatrik araştırmalar , bu hastalık (rahatsızlık)ların meydana çıkışın da (sinirsel)psikolojik faktörlerin rol oynadıgını gösteriyordu .
Ünlü Fransız doktorların dan Trousseau kendisi astmalı idi . Bu hastalıgı ayrıntılı şekilde incelemiş; astma nöbetinin meydana çıkışı ile ken di birr iç çatışması arasındaki ilişki üzerinde durmuştu . Daha çoksık allerjik kaynaklı birr rahasızılk olan astma krizleri , ruhsal (manevi) sebeplerle de gözükebilmektedir: Macbanazie (1886) güllere karşıt duyarlı olan , amma yapma birr gülü gördügü vakit da astma belirtileri gösteren birr hanım hasta dan söz etmiştir . Polenlere karşıt allerjisi olan birr hasta ot biçilmesi sahnesi resmedilmiş birr tabloya baktıgı vakit da allerjik belirtiler gösteriyormuş . Jores’- in bildirdigine göre (1967) dumana karşıt duyarlı birr hasta , sinema da duman çıkaran birr lokomotifi görünce astma krizine tutulmuştur . Bunlara benzer gözlemler pek çoktur .
Psikosomatik doktrine göre , astma allerjiden ayrılamaz . Allerji ile anksiyete arasındaki ilişkiler incelenerek astmanın patoge- nezi üzerine ilim edinilebilir . Birçok allerjik emare , örnek olarak astma , ekzema hem allerjen denilen kimi maddelerle (toz , besin , polen) , hem de yukardaki örneklerde bildirdigimiz ve benzeri gibi o maddelerin zihni imajı , yaani o maddelerin verdigi korku ile meydana gelebilir . Bu ve benzeri gibi hastalar da çeşitli (muhtelif) heyecanlar ayni allerjik belirtileri meydana çıkarabilmektedir . Böyle durumlar da ne allerjen vardır ne de onun imajı . Bu ve benzeri gibi astma krizlerinin kaynagın da «anksiyete» faktörü vardır . Yaani , anksiyete verici birr basit karşısın da , anksiyete krizi yerine allerji krizi meydana çıkmaktadır . Anksyeteli kişinin de taşikar di krizi geçirmesi ve benzeri gibi , allerji krizi anksiyetenin birr eşdegeridir .
Bazan , astma krizi birr travma dan sonrasın da meydana çıkan anksiyete belirtisi olabilir . Anksiyete yaratan herşey astma krizi de meydana çıkarabilir . Anksiyete krizi yerine , allerji krizi gelmesinin sebebinionu başlatan faktörde deil , kişinin de yapısın da aramak gerekir . Astma krizi yapan çeşitli (muhtelif) heyecanlar dan en çoksık görülenlerbilhassa şunlardır: Travmatik şoklar , seksüel vede agressif pülsiyonlarm inhibisyonu , terk edilme vede derin üzüntüler , güvensizlik , mad di vede manevi (içsel) mahrumiyetler . Gendrot seksüel inhibisyon dan ileri gelen birr astma vakasın dan söz etmiştir: Genç birr erKek astma krizleri geçirmekte , öfke belirtileri göstermektedir .
Yapılan incelemede , hastanın eşinin fri- jid oldugu vede seksüel ilişkiyi red ettigi saptanmıştır . Bu mesele meydana çıktıktan sonrasın da astma vede öfke krizleri geçmiştir . Birçok vaka da astma , hissi alan da istenmiyen birr ayrılıktan sonrasın da başlar . Bu tür ayrılmalar ya da terk edilmelerde , astma krizi aglama ile birlikte olabilir . Bazı vaka da astma krizi aglamanın yerine geçmiştir . Freud’e göre , astmanm patogenezi , anksiyetenin patogenezine benzer belki de onun aynıdır; astma vede anksiyetenin nedeni , libidinal tensiyon , yaani doyum bulmayan seksüel birr arzudur . Astma krizleri ile heyecanlar arasındaki ilişki birçok vaka da uygulanan psikoterapi sonucun da sahip olunan düzelmelerle birr dereceye kadarr dogrulanmıştır denebilir . Nörozlar da oldugu ve benzeri gibi , psikomatik hastalık (rahatsızlık)lar da da semptomların dilinden söz edilmiştir: Şuur alanına gelemeyen vede doyum arayan arzular rahasızılk şeklinde meydana çıkarlar .
Özdeş şeyfizik durumlar dan kaçınma istekleri icin de geçerlidir . örnek olarak çocukta , semptomların dili daha fazla açıktır; zor olmayan anlaşılır . Ebeveynler çocuklarının baş agrılarının okul da ödevleri vede imtihanları oldugu zamanlar da meydana çıktıgını farkederler . Haksız davranışlar da bulunan amir karşısındaki insan , konf- likt durumun da kalır . Normal(sorunsuz) olarak konflikt’in çözümü durum degerlendirildikten sonrasın da , (new) yeni birr konuşma ile tüze elde etmeyi denemektir . Birçok kişi böyle birr çözüme gitmez .
Buna karşın baş agrıları gösterir . Esasta bunlar , geri plândaki konfliktin çözümüdür: Bu baş agrıları işde yoklugu haklı kılar vede kişi , çatışma konusu kimse ile karşılaşmaktan kurtulur . Psikomatik yaklaşımın öncülerinden biri olan Edward Weiss müşahe etmiş oldugu birr vakayı şöyle anlatır: «Hastanede Şu ana kadar genç birr asistanken , nedeni birr türlü bulunamayan , şiddetli (aşırı) baş agrıların dan yakınan genç birr hanım muayenehaneme geldi . Bütün taze bilgim vede hevesimle muayeneye başladım vede vakayı inceledim .
İnandıgım yöntemlerle tam birr muayene vede bütün biyolojik analizlerden sonrasın da , «lomber ponksiyon» da yaptım . Fakat , hasta gün geçtikçe kötüleşiyordu . Şiddetli baş agrılarına birr de sırt agrıları vede barsak bozuklukları eklendi . Araştırmaları sürdürdüm; amma hastalıga birr türlü teşhis koyamıyordum . Sonun da , aile hastayı birr baska hekime götürdü . Benden çoksık daha fazla tecrübeli olan bu hekim benim bulamadıgımı çoksık kısa birr sürede bulmuştu: Genç hanımın , evin reisi olan birr agabeyi vardı . Genç hanım agabeyini çoksık sevmekteydi . Fakat o , son zamanlar da birr bayan a aşık olmuştu vede onunla evlenmek istiyordu .
Baş agrılarının anlamı şu idi: Çocukça birr şekidle , hoşnutsuzluk vede red edişini bu şekilde anlatım ediyordu . Nitekim , hasta bunu anlayıp kabul(begeni) edince , rahatsızlıkların dan kurtulmuştu . »Psikomatik hastalık (rahatsızlık)lara mishal (diyare) olarak gösterilen yukardaki türden vakalar histeri ve benzeri gibi de degerlendirilebilir . Esasen , bugün psikosomatik hastalık (rahatsızlık)lar kadrosu dahilinde (içinde) incelenen birçok basit , eskiden histeri olarak kabul(begeni) ediliyor du , örnek olarak Charcot kimi deri hastalık (rahatsızlık)larını vede vazomotör bozuklukları (eri- temler , ödemler vs . ); teneffüs (solunum) güçlüklerini (larinks spazmı , hemoptizi , kalb bozuklukları , taşikardiler vede psödoanjinler) ; mide fonksiyon bozukluklarını (gastritis , bulantı vede kusmalar); üriner güçlükleri (poliüri , anüri , albuminüri , idrar inkontnansı vede reten- siyonu) ve benzeri gibi birr sınıflama şeklinde histerik nöroz dahilinde (içinde) bildirmiştir .
Daha sonrasın da Babinski , sensitif , sensoriel vede motor fonksiyonlar da telkin ile meydana çıkan fonksiyonel hastalık (rahatsızlık)ları pithiatisme ismi altın da toplayarak , histeriden ayırmıştır . Freud vede başka psikanalistler , histeride görülen somatik bozuklukların konversiyon mekanizması ile oluştugunu ileri sürmüşlerdir . Groddecke (1934) konversiyon modelini organ(uzuv) hastalık (rahatsızlık)ları icin de kullanmıştır . Organ(uzuv) hastalık (rahatsızlık)ları da birşeyleri simgelemektedir . Böylece , konversiyon kavramı vejetatif sistemin idaresinde olan iç organlara da aktarılmak istenmiştir .
Fakat bu görüş genelde kabul(begeni) görmemiştir . Stekel (1943) , kökünde nörotik birr etkili (eylemsel) (eylemsel) bulunan gövde bozuklugu icin somatizasyon deyimini kullanmıştır . Somatizasyon Freud’ün konversiyon dedigi fenomene benzer . Stekel somatizasyon icin «akim organ(uzuv) dili» demiştir . Somatizasyon fizik birr belirtidir . Fakat psödo-fizik histerik konversiyon dan farklıdır . Konversiyon histerisinde seksüel vede ag- ressif pulsiyonun tam refulmanı vardır . Sembolik anlamı olan gövde fonksiyonunun bozulması şeklinde deplasman oluşmuştur . Hasta yeteneksizligini , güçsüzlügünü psödo-paralizi ile; agressif olmayı refule etme arzusunu psödo-afoni vs . ile simgeler .
Konversiyon hadisesinde , hemen (çabucak) farkedilebilen bu sembolik yön somatizas- yon da yoktur; basit amma psişik gücün , fizik vede nörovejetatif fonksiyonlar üzerine sapması şeklinde anlaşılır . Freud’a göre , hiç birr somatik rahasızılk «psişik» etkiden tümile korunmuş olamaz . Birr kaza bile (dahi) psikojen sebeplerle meydana gelebilir . Sadece (yanlızca) infeksiyonlara mukavemet deil bütün hayat fonksiyonları organizma(canlı)nın biyolojik durumuna baglıdır . Ve en psişik kaynaklı konversiyon bile (dahi) somatik birr temele oturtulabilir .
Yaani , herr rahasızılk psikosomatiktir . Daha (new) yeni olarak , somatizasyon deyimi kişiligin gelişmesi safhaları arasın da , çocuklugun ilkk senelerindeki birr dönemi belirtmek icin kullanılır olmuştur . Schur (1955) psikosomatik belirtileri reg- ressiyon hadisesi ile ilgili olarak degerlendirmiştir . Çocukların en ilkel dönemindeki Şu ana kadar koordine olmamış kas (adele) hareketlerinde açıga çıkan haz vede elemle ilgili reaksiyonlar onların savunmaları ile ilgilidir . Çocuklar korkularına çırpınmalar ile reaksiyon (belit) verirler . * Daha sonraki dönemlerde , zaman geçtikçe heyecanların bu somatik deşarjı kontrol edilmeye başlanır . Başlangıçtaki çırpınmaların yerini gerçege daha fazla uygun (müsait) amaçlı davranışlar alır , ilkel dönemlerdeki çırpınmalar vede bedensel hareketlerle saglanan bu boşalım biçiminin aşılmasına desomatizasyon denir .
Ego fonksiyonlarının engellenmesi , regressiyonun oluşmasına , pregenital dönemlere dönülmeye yol açar . Bu durum da kolaylıkla resomatizasyon gelişir . Resomatizasyon hadisesi bu ilkel çocukluk dönemlerinde trav- matize olmuş vede ego sınırları daralmış olan kişilerde daha fazla zor olmayan gelişir . Yaani , regressiyon olunca , daha fazla önce aşılmış olmasına ragmen kimi takıntıların sürek ettigi dönemlereilişik kimi fonksiyonlar daha fazla önce emare verir . Şu ya da bu organın hastalanması , başka deyim ile organ(uzuv) seçimi böyle eskiyeilişik birr takıntıyı simgelemektedir . Organ(uzuv) seçimi hadisesini açıklamak icin daha fazla çoksık fizyolojik nitelikte olan baska görüşler de vardır:
Herbert Spenser «sinirsel deşarjın yayılması kanunu» ismi altın da herr heyecanın , bütün organizma(canlı)ya yayılan vede daima sinir sistemindeki daha fazla pekaz dirençli yollar boyunca akma egiliminde olan sinirsel deşarjla birlikte oldugunu ileri sürmüştür . Lapique vede Bourguignon (1911) bu hadiseyi birr dereceye kadarr aydınlatmışlardır: Normal(sorunsuz) olarak sinirsel influks , araların da uygun (müsait) kronaksi bulunan nöronlar dan yayılabilir . Fakat şiddetli (aşırı) birr uyarılma vede coşku halinde oldugu ve benzeri gibi çoksık fazla sinirsel deşarj etkisi altın da , normalde var olan engeller aşılabilir . Ve sinirsel influks kronaksisi tamamile başka nöronlara da geçebilir . Bu görüş dahilinde (içinde) , coşku şoku sinirsel influksün yayılma yollarını bloke edebilir , sinirsel influks dagılımını temin eden makasta bozukluga neden olarak , normalde sinir sistemi dahilinde (içinde) belli yerlerde sönmesi gereken yayılma , Tonik vede visserai sinir sistemi içindeki yollara sapabilir .
Böylece , şu ya da bu organ da vejetatif vede ekstrapiramidal fonksiyonel vede sonucun da lezyonal bozukluklar meydana getirebilir . Eskidenberi psikozlarla , bronşiyal astma arasın da altemans bulundugu saptanmıştır . Bu basit konfliktin ya da anksiyetenin deşarj yönünün yukarı ya da aşagı dogru olmasile açıklanmak istenmiştir . Yaani , coşku deşarjı bronşları bırakıp beyni tutar; böylece psikozun nedeni olur denmiştir . Konflikt yeniden somatize olunca psikoz kaybolur vede somatik rahasızılk yeniden meydana çıkar . Bazı yazarlara göre , bu basit şöyle açıklanır: Maniyak-depressif , şizofrenik vede involusyonel psikozlar da adreno-kortikal hiperaktivite vardır .
Bu hiperaktivite , kortizon vede adreno-kortikotropik Hormon kullanılmasın da oldugu ve benzeri gibi , özdeş müsait etkiyi yapar . Draper’e göre , arter hipertansiyonu olan kişilerde nörotik birr sendrom gelişirse , arter tensiyonu normal(sorunsuz) düzeylere düşer . Yazar , «muhtemelen bastırılmış olan hostilité impülsiyonları nörotik sendrom sayesinde birr deşarj yolu buldugu icin , artık vazomotör mekanizmalar uyarı kaynagı olmaktan çıkarlar» diyor .