seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Yemen

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Germany

seen from United States
seen from Yemen

seen from United States
seen from United States
seen from Iraq

seen from Singapore

seen from United States

seen from United States

seen from United States
Galatasaraylı bir Babadan Oğluna Vasiyet..
Yıl 2013
“28-29 Kasım 2013 Perşembe - Cuma”
Galatasaray, Real Madrid'ten toplamda 10 gol yemiş, kötü günler geçiriyor, taraftar kendi arasında çelişkiye düşüyor…
Hem de deli gibi sevdiğim kız “ Takımınız halen gol yiyiyor, haberin var mı? ” diye mesaj atıyor…
Takımdan soğumak,bir daha maç izlememek için müthiş bir neden diyorum. Artık kimse Galatasaray kaybedince telefonuma mesaj atmaz diyorum sonra aklıma iki tarih geliyor.
Yıl 2002
“21 Nisan 2002 - Pazar”
Ev kalabalık, tanıdığım ve de tanımadığım onlarca insan,akraba bizim evde. Babam ayrı odada hasta yatağında,Annem misafir odasında misafirlerle ilgilenmekte…
Ben babamın odasında,babam dolu gözlerle sanki 30 yaşında bir adam karşısında “ Oğlum !! Annen ve de kardeşlerin sana emanet, babasızlığı aratma, haklarını hep savun, Bir de Galatasaray…
Oğlum ben 14 sene şampiyonluk tadamadığımız zamanlarda bile Galatasaray'dan asla vazgeçmedim,sende vazgeçme. Oğlum Galatasaray'a gotüremedim seni.. Ali Sami Yen heyecanı tatmadın ama her zaman tadacakmış gibi yaşa… ”
Yıl 2002
“26 Nisan 2002 - Cuma”
Babamı kaybettim.. 18 yaşına bastığım ilk gün annem bir çantayla önüme geldi “ Al bu çantanın içindekiler babanın vasiyeti ” Tamı tamına 18 forma ve benzeri tişört…
Sonra düşündüm, hasta babam sırf Galatasaray'a gotüremedi diye beni gençliğinde giydiği forma ve Sarı - Kırmızı tişörtleri bana 18 yaş hediyesi diye kaldırmış..
Ve dedim ki kendi kendime “ Oğlum Hakan, Galatasaray'dan soğuduğun gün, babanı unuttuğun gündür! ” …
F. W. Nietzsch