2025'i şu şekil kapatıyoruz
seen from Germany

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
2025'i şu şekil kapatıyoruz
Yıllar sonra tumblr tekrar gündeme gelmişken bir hesabım olduğunu hatırladım. Gezinirken şu sorular aklımdan çıkmadı. 2016-2017 zamanları bu uygulamayı kullananlar şu an kaç yaşında, nerede ve ne yapıyor? Umarım bu 13k takipçinin birkaçı hala aktiftir ve beni aydınlatır :')
seninle çekilecek fotoğraflar.
Hani sen de bir keresine alıntı paylaşmıştın ya
"Bazen insan öyle bir özlenir ki... Özlenen bilse, yokluğundan utanır"
Öyle işte......
ya bu mesaj beni mahvetti müsait olduğumda en kısa zamanda döneceğim, senin için
Kafamı dalgaların üzerinde tutuyorum
İçimde her şeye Fransız olan bir yan var. Bazen bu benliğimle bütünleşiyorum. O tür zamanlarda uzaylı gibi hissediyorum kendimi. Öyle bir yabancılık hissi ki anlatması zor. Sanki biri beni bu gezegene bırakmış ve siyah giyinen adamlar filmindeki şu flaşlı makine ile hafızamı silmişler gibi. Bir insan neden her şeye uyumsuz hisseder ki?
Asosyallik ise ayrı bir mesele. Kendimi zorla insanların arasına sokmaya çalıştığım zamanlar vardı. Yalnızlık hissinden evde duvarlarla konuştuğum dramatik zamanlardı. Neyse gerçi artık duvarlarla konuşmayı bıraktım. Edebi yeteneğimi kullanıp yaratığım karakterler ile konuşmak artık daha eğlenceli geliyor. İyice şizofrene bağladım ama umrumda değil. Ara sıra dünyaya geri dönüp insanları izlediğimde herkesin kendi içinde şizofren hayatlar yaşadığını görünce yalnız hissetmiyorum.
Tam bir sirkin içinde yaşıyoruz. Kendimizi inanmak istediğimiz şeylere inandırıp potansiyelimizin ötesini arıyoruz. Bir çeşit içsel yolculuk. Ama içerisi kalabalık bir yolculuk. Otobüs baya dolu. Neredeyse gözlemciye oturacak koltuk yok. Ayrıca leş gibi de bir koku...
Yolun sonu nereye çıkar bilinmez. Arayışım hayal dünyama bile sığamıyor artık. Sanki zihnim bana uygun değil gibi. İyice tribe girdim gece gece. Keşke sigarayı bırakmasaydım. Şuan çok uygun bir an..