Hayatının tam ortasına sıçmasına rağmen, hayatının en anlamlı zamanında sana “Merhaba” der.
“Nasılsın?” der. İş, aşk, aile vs.. Ama “Nasıl oldun?” demez !
Özür dilemez, açıklama yapmaz. Öyle havadan bir sohbettir ki. Sende “Neden?” diyemezsin.
“Sen gittikten sonra, ben öldüm. Beni öldürdüm.
Uykusuz günler belki haftalar geçirdim, bilmiyorum. Ağlamaya yeni yeni boyutlar kazandırdım. Vücuttaki su oranı yetişkinlerde %60 mış. Sanırım ben %30 unu ağlayarak harcadım. Yaşlı bir vücuttan daha az!
Bir sürü hata yaptım, bilerek. Çünkü istemeden yaptığım hatalar hayatıma mal oldu. Bu sefer pişman olmadım…
Çok özledim seni. O kadar çok özledim ki ölmeni istedim. Ben zaten ölüydüm. Belki o zaman kavuşuruz dedim. Bin kez lanet ettim, milyon kez özür diledim.
Belki görürüm diye seni, işe giderken 1 saat erken kalktım. Evinizin önünden geçen tüm toplu taşıma araçlarına bindim.
Sayfalarca yazdım sana. Hiçbirini göndermeye cesaret edemedim.
Sana benziyor diye yüzlerce adama ’‘merhaba” dedim.
Her yeniden doğuşumda tekrar öldürdü resimlerin.
Şarkımızı 262 bin 855 kere dinledim.
Şimdi “Merhaba” dediğin düşündüğün kişi değil.“ dedim içime.
Sanada MERHABA çocuk. Özledim seni…