Üç Bilinen Efsanevi İnsan
Cabral
Pedro Alvares Cabral. Portekizli gemici, HfiO’da Belmonte’de (Portekiz) doğdu, 1526’da Santarem’de (Portekiz) öldü. Brezilya’yı keşfetti ve burayı Portekiz adına sömürgeleştirdi.
Brezilya uzun sûr Portekiz sömürge İmparatorluğunun en değerli topraklarından biri olarak kaldı. Bu sebeple Portekiz’in nüfusu 10 milyona ulaşmadığı hâlde, Güney Amerika’da 80 milyona yakın İnsan Portekizce konuşmaktadır. 22 Nisan 1500’de Brezilya’yı keşfeden amiral Cabral keşif seferinin başlangıcında, Hindistan’a Kristof Kolomb gibi deniz yoluyla ulaşmak İstiyordu. Afrika’nın kuzey kıyıları boyunca uzanan, rüzgârı az bölgelerden geçmemek için engin denizlere açıldı. Alize rüzgârlarına ve tropikal akıntılara kapılarak Güney Amerika kıyılarına kadar sürüklenen gemici, burada uğradığı kıyılara «Terra de Santa Cruz» adını verdi ve bu toprakların Portekiz’e ait olduğunu İlin etti. Daha sonra asıl görevini tamamlamak üzere tekrar denize açılarak Ümit Burnu yoluyla Hindistan’a yöneldi.
Victor
Paul-Emile Victor, Fransızların düzenlediği kutup seferlerinin başkanı, 1907’de Cenevre’de doğdu. Fransızlar tarafından Arktika ve Antarktika’ya yapılan birçok araştırma seferini yönetti.
Bugün kutup bölgelerine giden kâşifler, özel olarak yapılmış taşıtlarla seyahat edebiliyorlar. Ama Paul-Émile Victor kutup bölgelerine yaptığı İlk yolculuklarında, vetll ve korkusuz Grönland köpeklerinin çektiği kızakları kullanmak zorundaydı. Pa Émile Victor, Eskimoları daha iyi tanıyabilmek için onların çetin hayatını paylaşmak istedi. Ona kendi dillerinde Wittou adını veren bir Eskimo ailesi tarafından edinildi. Orönland dilini “kolaylıkla konuşan Paul-Émile Victor, Arktika hakkında öyle geniş bilgi edindi ki ikinci Dünya Savaşı sırasında Amerikalılar askerî birliklerindir onun kılavuzluğunda bu bölgelere şevkettiler. Paul-Émile Victor, daha sonra Antarfcfîfj ve Adölle toprağında yaptığı keşiflerle bilime geniş ölçüde katkıda bulundu. Ara tırmalarım. Eskimoların hayatını anlatan birçok eser yazdı.
Spartacus
Roma gladyatörü olan Yunanlı köledir. M.ö. I. Yüzyıl’da yaşadı, özgürlüklerine kavuşmak için Roma’ya başkaldıran yüz bin kölenin ayaklanmasını yönetti.
Romalı köle Spartacus arenada yaptığı dövüşlerde sık sık ölüm tehlikesiyle karşı karşıya geliyordu. O bir myrmillon gladyatördü; yâni çarpışırken yalnız kılıç kullanır, kendini korumak için de sadece bir miğfer ile küçük bir kalkandan faydalanırdı. Ölesiye vuruştuğu rakibi retiare gladyatörlerin silâhları ise üç dişli bir yaba, bir hançer ve geniş ilmekti bir ağdan ibaretti. Spartacus kendisi gibi zavallı kimselerle beraber kaçarak, özgürlüğe kavuşmak için çırpınan isyan hâlindeki kölelerin başına geçti. Sloganları “Ya özgürlük ya ölüm!” olan bu kararlı adamların çıkardığı isyanı bastırmakta Roma lejyonları çok güçlük çektiler. Roma ordusunu iki yıl süreyle uğraştıran Spartacus, M. Ö. 71 ‘de Lucania’da (İtalya) Crasus tarafından yenilgiye uğratılarak amacını gerçekleştiremeden öldü.












