"Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor böylesine hazırlıklı değilim daha. Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum: Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda."

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Poland

seen from United States
seen from T1
seen from China
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
"Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor böylesine hazırlıklı değilim daha. Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum: Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda."
“Hoş geldin, kadınım benim, hoş geldin. Yorulmuşsundur, nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını, ne gül suyum, ne gümüş leğenim var. Susamışsındır, buzlu şerbetim yok ki, ikram edeyim. Acıkmışsındır, sana beyaz keten örtülü sofralar kuramam memleket gibi esir ve yoksuldur odam. Hoş geldin, kadınım benim, hoş geldin! Ayağını bastın odama kırk yıllık beton çayır çimen şimdi. Güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde. Ağladın, avuçlarıma döküldü inciler; gönlüm gibi zengin hürriyet gibi aydınlık oldu odam. Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin.”
“yalnızlığıma kapalı gişeyim”
“Bir insanı kaybetme korkusu, keskin dişleriyle insanı içten içe kemiren korkunç bir canavar.”