"dostum dostum güzel dostum bu ne beter çizgidir bu bu ne çıldırtan denge yaprak döker bir yanımız bir yanımız bahar bahçe"

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from China
seen from Malaysia
seen from Germany
seen from Italy

seen from Germany
seen from Australia
seen from China

seen from Malaysia
seen from Singapore
seen from Singapore

seen from Germany
seen from United States
seen from China
"dostum dostum güzel dostum bu ne beter çizgidir bu bu ne çıldırtan denge yaprak döker bir yanımız bir yanımız bahar bahçe"
“Çok tatlı bir şeydi kendi evinde, şu bildik yatakta, sevecen ellerin düzenlediği yorganın altında uyumak.”
— Babalar ve Oğullar, Ivan Sergeyeviç Turgenyev
“Sen kader ağacı değilsin - nedeni bu Tutkularına bırak kendini Bir soluk var yaşıyoruz uzak uzak Bu daha ölmemişsin demektir”
“Derin acılar gökyüzünün yırtılmasıdır ortadan”
“Kayıtsızlık, bir yok etme çabasıdır. Fakat bu, yok etmeye yeltendiğimiz şeyin varlığını kesin bir biçimde kanıtlamaya yetmez.”
“anlaşılmayacak şey mi ağır yorgunluğunuz hanidir başkasının hayallerinde yaşıyorsunuz”
“İnsan bir var, bir yok. Bir gün var, bir gün yok. İnsanın olabileceği ve sahiplenebileceği her şey ile -birdenbire- olamayacağı ve sahiplenemeyeceği her şey, çünkü insan son bir kez bir şeyler olduğu ya da sonra bir kez bir şeyleri sahiplendiği için sevimsiz bir durum. Alternatiflerinden biri her şeyi içeriyor, diğeri hiçbir şeyi.”
“Doğu ile batı arasındaki fark, Türkiye'dir. Hangisinden hangisini çıkarınca geriye Türkiye kalır, bilmiyorum ama aralarındaki mesafe Türkiye kadar, ondan eminim. Ve biz orada yaşıyorduk. Her gün politikacıların televizyonlara çıkıp jeopolitik öneminden söz ettiği bir ülkede. Önceleri çözemezdim ne anlama geldiğini. Meğer jeopolitik önem, içi kapkaranlık ve farları fal taşı gibi otobüslerin, sırf yol üstünde diye, gecenin ortasında mola verdiği kırık dökük bir binanın oda ve parsel numaralarıyla yapılan çıkar hesapları demekmiş. 1.565 km uzunluğunda koca bir Boğaz Köprüsü anlamına geliyormuş. Ülkede yaşayanların boğazlarının içinden geçen dev bir köprü. Çıplak ayağı Doğu'da, ayakkabılı olanı Batı'da ve üzerinden yasadışı ne varsa geçip giden, yaşlı bir köprü. Kursağımızdan geçiyordu hepsi.”