"Modern hayat; otomatik, mekanik, tekdüze, tek sesli, naylon, kokusuz, steril, tek frekanslı aşkları dayatıyor hepimize. Oysa aşk, masa üstündeki kurmalı saattir."
seen from Türkiye
seen from China

seen from Türkiye

seen from Congo - Brazzaville

seen from United Kingdom
seen from Philippines

seen from Congo - Brazzaville

seen from New Zealand
seen from Congo - Brazzaville
seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Congo - Brazzaville
seen from Malaysia
seen from China
"Modern hayat; otomatik, mekanik, tekdüze, tek sesli, naylon, kokusuz, steril, tek frekanslı aşkları dayatıyor hepimize. Oysa aşk, masa üstündeki kurmalı saattir."
"Bu günlerde ne zaman fırsat bulursam uyuyorum ve gönülsüzce uyanıyorum. Uyku artık şifa veren, yaşamsal güçleri geri getiren bir banyo değil, bir unutuş, yok oluşa her gece hafifçe bir dokunuş gibi."
— Barbarları Beklerken, J. M. Coetzee
“Kargaşa. Ve kolayca yıkılan inançlarım benim, benim en sağlam, en dağınık ellerim. Sabahı nasıl tetikte bekliyorum. Şafakla damar damara seviştiğini görmek için bilgeliğin. Ve onarıyorum nasıl hızla kendi gücümü. Nasıl bir soylu boşluğa çılgınca kanayorum. Ey yangınlar artığı! Her yangından arta kalan bir şey, her yangından arta kalan gerçek şey
çoğalt beni”
“Her şey eskisi gibi, sadece biz değiliz, biz değiliz!”
“cam göbeği denizim benim söyle bana benim misin hala? göğünün genişliğini özlemem uzak kalmam ışığından yetmedi unutmama. bu kimseye ait olamayacak kadar derin tarihinde parıldayan histen vazgeçmeyişim hep sana çekilişim son değil elbet. ey sevgili denizim, kubbelerinde şehrin yankılanan sesle hep içimdesin.”
"İnsana olur gibi geliyor ama olmuyor..."
— Tüneldeki Çocuk, Sait Faik Abasıyanık
“Peki, ya aşkın karşılığı olan hiçbir sözcük olmasaydı? O zaman aşk olmayacak mıydı yani? Aşk duyulmayacak mıydı o zaman? Aşk, sözden önce de vardı.”
"Zevklerin binlercesi bir acıyı telafi etmez."
— Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer