deniz istemiyorum balık karışıklıkları, martı çığlıkları, yosunlu taşlar felan da
orman istemiyorum ağaç yaprakları, koskoca gövdeli çınarlar, kaldırıp baktığında başını dallardan oluşmuş gökyüzleri görmek
umudu uçurtma yapmış uçuran çocuklar da kumsallarda kaleler dizmişleri de
iki çay arası edilen sohbet de hatta
bi’ kitabı bitirip kapatmanın verdiği o tuhaf duyguyu
uzun yolculukları, cam kenarı otobüs koltuklarını istemiyorum
şefkatli anane elleri, odun ateşinde yapılmış içliler, kış gecesinde çıtırdayan soba, ayağına dolanan sokak kedileri
istemiyorum
ne varsa insana dair, umudu dair, maviye dair vazgeçiyorum hissemden.