Hangi şarkıda kaybolduğunu söyle bana da beraber kaybolalım. Notalarda beraber dolaşalım kır bahçeleri sanıp. Yalancı baharlarda hayaller kuralım. Bir yumruk sallasan yüzüme geçmişime övgü olurdu bu. Beyaz bir havluya sildim yüzümü. Kokun sinmiş ah dedim içimden. Keşke kokun burada olsa da koklayabilseydim seni. İhtimaller denizinde çok yüzdüm. Gittim balık oldum. Ellerim ayaklarım buruş buruş oldu.
-Denizin altı kederle dolmuş çoktan habersizdim.-
Bensiz geçirdiğin onca zaman bir süre sonra özlemini duyduğun anlara dönüşüyor. Farkında olmadan üzüyorsun kendini. Çabalamak lazım biraz, senin için. Bileklerinden dökülen su üşütüyor seni. Hiçbir sıcaklık sana yetemez benim tenimden başka. İleriyi düşünmeden bugünü bitiremiyorsun. Aynı günde yaşıyoruz -bazen- Bakma bana acemi olan ikimiziz. En ufak bir kelime cümle oluyor. Anlatım bozukluğu yaşıyoruz. Yoksa şiir olurdu bizden. En azından bir dize olabiliriz.
Sözler önce denize düşüyor.
Sonra bir yıldız kayıyor.
En güzel kim sevecek diye bir yarışta olsak, ikimizde bitiremeyiz bu yarışı. Sonsuz bir yarışta bunu istesek, yıldızlar kayarken öpmezdim gözlerinden.
Bazı zamanlar hangi yolda olduğumu unutuyorum. Hatırlatırsan hareket edebilirim. Karanlıkta göremiyorum. Otobüs durakları kalabalık oluyor. Kafama dönüşüyor. Tren raylarına cama kafamı yaslayıp giderken içime işliyorlar. Huzursuz oluyorum. Gözlerini arıyorum yanındayken. Ben daha önce bir gözle konuşmadım. Sohbet etmedim. O yüzden aklımdan geçenleri senin düşüncelerin sanıyorum. İnanıyorum buna üstelik. Gururum bu yüzden.
Dışarıdaki ayaz insana hayatı sorgulatıyor. Üşüyorsun ama ısınmak da istediğin zamanları unutuyorsun. Dondurucu bir kış akşamı kapıda belirip, öylece geri dönmüş hissi kadar kötü bir şey yok. Ya evde olsan.
Beni hüzünlü notalarla baş başa bırakıp arkana bile bakmadan öylece gidiyorsun. Her adımın uzak oluyor o an. Aramızdaki en kısa mesafe oluyor sonra sonra.
Sor ki, cevap verememekten korkayım biraz da. Huzursuzluk nedir tanımını yapayım. Ya da tam tersini. İkisini de bir sanıyorum.