Lyrics cennet ardı azap tarlasında masum, hırpani kul mesafe kur, çukurla bezeli patikalarda dibe sokul marizlemeli, bedeli kederse kadere manşet havadis raporu kapora sözün tahsilatı madaralık variste, paris'te heybe aran, habbeleri saçıp savur, ne varsa çaldığın var, şeref kırıntısı yok lan o valizde. pişkinliğin daniskası, bu fıtratın kapuskası, günü kömür karasına, özrü ömür törpüsüne.. ufkumuz da, bahtımız da kapalı şom piyarda, bir orman gibi kardeşçe dedik, ağaç kalmadı diyarda. yüzleşecekken hatayı içe atıp utandık, birikmişken hıncını en masum olandan çıkardık. göz karartıp hayat boyu dravdan sınandın, bu saçmalıklara sırf onlar dedi diye inandın. sandukadan kayıp, pusulasız müsvedde kâğıdıyım, çocuklarını sevmeyen bi ülkenin evladıyım. ne had bilir, ne hak, ne hukuk kuvvetin çemberinde, şuursuzluk baş verir son dönemin demlerinde. taraf mı, bertaraf mı, yoksa her taraf sinir harbi meydanıyken, ne lan bu boş paraflar sebille? çevik mi sert çelik mi? bu sual gündelik mi? birikimler hoş bir seda mı veya gülmelik mi? sorular şöyle kalsın, tonla aleni defon var, bu suret gölgesinde mühür söker mikrofonlar hop! öyle yağma yok beyim, mazlumların ahı yerde kalmaz, özürlerini yaz kumlara kavruk olur bozkırın döşünde ayaz tohumları bu yas tevekkülün yangını, gir davlumbazlara hazan bulutları çöker, çöker aheste fazla kardın, en az sen kadar bulandı deste rant kirlililerini yakmaya çıkar valizde ters eserse sen olcan bu kez, boşa basan falezde. can garezde yonga, tongaya bas mahluk yarını bırak, bugünden geçmişte mahrum olduk. yorma kendini takat, iblisler hep başardı. gafil sorma, bi ampul bu kadar karanlık saçar mı?







