Eğer kabul ediyorsan yerim, sol yanındır.
seen from Germany
seen from Portugal

seen from Canada
seen from Canada

seen from Malaysia
seen from Argentina
seen from Russia
seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
seen from China
seen from Türkiye
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Germany
seen from United States

seen from United States
seen from Netherlands
Eğer kabul ediyorsan yerim, sol yanındır.
Sol yan
“Şu an seni öpmemek için kendimi zor tutuyorum” dedim, yüzü avuçlarımdaydı. “Buna engel olan ne?” dedi. “Söylediğin ve söylemediğin her şey. Bazen tek bir bakışın, bazen çok uzaklara dalışın… Sebep çok ama sen sebeplere takılma onlar beni ilgilendiriyor…”
En iyi yaptığı şeyi yapıp cevap vermedi. Kafasında hangi tilkilerin dolaştığını anlayamadığım anlardan biri daha. Uzaklara dalıp giderken gözleri titriyordu yine. Gözleri titreyince ne yapacağımı bilemiyordum. “Neyse o zaman yarın görüşürüz…” dedim, sağ yanağını uzattı vedalaşmak için, sonra… “Farkında bile değilsin dimi?” dedim, “neyin?” dedi. Değildi işte...
Her vedalaşmamızda sağ yanağını yanağıma değdirirken dudağımın tam bittiği yerden öpüyordu solumdan, yer etmişti artık orada dudağı sanki. Bir santim daha soldan öpse bir şeyler kopup gidecekti de tutamayacaktık sanki, ya bir santim daha sağa… Her seferinde dudak çizgimin bittiği aynı yeri seçiyordu, her vedalaşmamızda sol yanım sızlıyordu dudaklarını ait hissettiği yerden öperken.
Farkında olmamasına yoruyordum ben de işte, öbür türlüsü daha kötüydü çünkü. Bile isteye bu kadar kötülük yapmaz gibime geliyordu…