Gerçekten Gönüllü Olmak...
Merhaba!
2018 Aralık ayı... Szecseny’ de yaşıyorum. Gönüllü olarak katıldığım projenin son zamanları ve bir şeyler yapmak istiyorum. Küçük bir kasabada yaşıyorum; yapacak çok bir şey yok gibi. Hayatım, tanıdığım on kişi arasında geçiyor. İngilizce konuşan insan sayısı on parmağı geçmiyor. Göl kenarın da mı oturmak, dondurma mı yemek ...Yapacak bir şeyler bulunur mu dersiniz ?
Günde sadece iki saat çalışıyordum. Benim işim de diğer gönüllüler gibi ilkokullara gitmek, oradaki çocuklara bir şeyler öğretmekti. Geriye kalan zamanlar... Kafamda deli sorular.
Arta kalan zamanlarımı gezilerim dışında, resim çizmeye ayırmıştım. İnsan boş zamanlarında kendini keşfediyor aslında bunu en iyi o zamanlarımda anlamıştım. İstanbul’un yoğun temposundan kendimi unutmuş da yeniden keşfediyor gibiydim.
Geceleri masadan en son kalkan ben oluyordum. Sırtımdaki ağrılarla yatağıma gitmek keyif veriyordu. Gecenin sonunda bitirdiğim resimlere bakıp keyifle son sigaramı yakıyordum ve sonra... uyku
Çizdiğim resimlerin sayısı on beşi geçmişti. Sergi açmak için güzel bir rakama ulaşmıştım. Sıradaki istek; resimlerimi çocuklara bir şeyler öğretmek için kullanmak, bir süre bu konu hakkında düşündüm ve sonunda onlarla ne yapacağımı buldum.
Yaşadığım kasabada bir kültür merkezimiz vardı. Burada dans,resim,piyano gibi sanatın bütün dokunuşları vardı. Resimlerimi sırtlayıp, resim atölyesine vardım. Resim atölyesindeki hocayı buldum. Kafamdaki fikirleri sözcüklere döktüm. Onay alınmıştı...
Kafamdaki Proje Neydi
Çalıştığım okulda öncelikle bir resim sergi açtık. Serginin açılışına Resim öğretmenini de davet ettim. Resme ilgisi olan bütün çocuklar, sergi açılışına gelmişlerdi. Resimler hakkında konuştuk, uzun uzun konuştuk.
Neden Bütün Bunlar?
Okulda çalışırken resim çizmeye yeteneği olan bir çok öğrencim oldu işin garip tarafı onlar yetenekli olduklarının farkında değillerdi. Onlara ne kadar kıymetli bir şeye sahip olduklarını göstermek ve bunu yapmak için bir kağıt ve kalemin yeterli olduğunu anlatmak istiyordum. Ve işin gerçeği onlar zengin çocuklar değillerdi.
Yeteneğini kullanmak, sadece kullanmaktır. Mükemmel kalemlere, mükemmel boyalara ihtiyacın yok.
Kendimi onlara örnek olarak gösterdim, onlarında denemesini istiyordum. Resim çizerken kullandığım A4 kağıtlarını gösterdim, profesyonel ve pahalı hiç bir şey kullanmadığımı anlattım.
Onlar daha çocuk ve birilerinin onlara yol göstermesi, güvenmesi, ışık tutması gerekiyor.
Bizim çocukluğumuzda kim bize güvendi? Yeteneklerimizin kim farkına vardı?
Sergiden Sonra
Evet mükemmel bir sabah ve sergideki ilk görevimi tamamladım. Planın ikinci kısmı; okulda maddi durumu iyi olmayan öğrencileri bir araya getirmekti. Ve sergiden sonra onlarla resim atölyesine gittik. Mükemmel resim hocası, öğrencilerin dikkatini çekebilecek ve eğlenceli bir teknik anlattı. Hep birlikte resimler çizdik. Sonrasında onlara resim kağıdı ve boyalar verdik.
Çok güzel bir günün sonunda... Hatırladıklarım...
Çocuklarla aynı dili konuşamıyorduk belki ama hissedilen bir şey vardı; ‘sevgi’ dünyanın neresine giderseniz gidin değişmiyor...
-Sevgiler-











