"İnsan, mutluluğu ancak kendi eliyle yakalardı. Ya sen ya başkası! İkisi birden olmazdı. Biri ezilir, öteki ezerdi. Biri sevinir, öteki ağlardı. Biri kaybeder, öteki kazanırdı. Bu, böyleydi..."
"Olsa olsa belki insan olmaktaydı suç. İnsan neydi ki? Tabiatın elinden ne yapsa kopamayan, onu aşamayan, bilgisine, aklına, düşlerine rağmen tabiatın bir parçası olduğunu bilen, buna katlanan yaratık. Nedret; suç insan olmakta, dedi. İnsan, hayatının bomboş olduğunu görüverir ömrünün bir çağında. Değer verdiği ne varsa hepsi yıkılmıştır. Onların anlamı, değeri olmadığı zamanla anlaşılır. İnsan bunca zamanı niye ziyan ettiğini anlamaya çalışır. Karşısına çıkan ilk fırsat, ilk insan, ilk rastlayış onun kişiliğine yeni imkânlar, yeni ufuklar açar. Bir anda onu geçmişe, eskiye, uzakta kalan kişiliğe, değer yargılarına bağlayan nesi varsa topundan vazgeçiverir."