İstanbul'dayım ahali. Günümün 3te 1i trafikte, 3te biri şantiyede, 3te biri de uyuyarak geçiyor sanırım. Yaptıklarımı kelime kelime aktaracak olursam; İnşaat, çamur, ranza, tabldot, ciğer, çorba, burs, telefon, kontör, para, aksaray, yankesici, beyazıt, tramvay, istiklal, simit, kar, güner, ağaoğlu, satış, pehlivan, ıspartakule, film, internet, sekreter, çay, akbil, bezmialem, vakıf, üniversite, iktisat, davranış, tarih, bilim, reklamcılık, hit, final, babam, özlem, izmir, istanbul, 146t, metrobüs, ağaç, başakşehir, olimpiyat, ttarena, galatasaray, anadolu, ulaşım, fsm, 1453... Uzar gider.
Neyse artık değerlendirmesini de yapalım düşünn, düşünn.. Sevmedim bu şehri. Yaşanacak değil de daha ziyade haftalık gelip gezeceksin öyle bir yer.
Aman neden değerlendiriyorsam sanki. Neyse birazdan gelir Mahmut Abi; -Kapatalım hadi der. Çekerim fişi giderim odama. Erkenden yatmaya da alıştım kahretsin o da ayrı bir facia.
Paçalarım da çamura battı zaten. Peh. İyi ki bu şehirdeki son 24 saatime bunları yazarak giriyorum. Baş baş.