Fiziksel Risk Etmenleri
Fiziksel Risk Etmenleri, gürültü, termal konfor, titreşim, basınç, aydınlatma ve radyasyon gibi çalışanı fiziksel olarak etkileyen rahatsız eden durumlardır.
Tanımlar
İş Sağlığı ve Güvenliği Genel olarak çalışma hayatındaki sağlık sorunlarının tanımlanması ve çalışanın sağlığının korunmasına yönelik etkinliklere İş Sağlığı ve Güvenliği denilmektedir. Meslek Hastalığı Meslek hastalığı, sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir. Meslek Hastalıklarını Oluşturan Risk Grupları - Fiziksel Nedenli Meslek Hastalıkları - Kimyasal Nedenli Meslek Hastalıkları - Biyolojik Nedenli Meslek Hastalıkları - Tozlar Nedeni ile Meydana Gelen Meslek Hastalıklar - Mesleki Bulaşıcı Hastalıklar Biyolojik Risk Etmenleri için tıklayınız Psikososyal Risk Etmenleri için tıklayınız Mesleki Hastalıklar için tıklayınız Kimyasal Risk Etmenleri için tıklayınız
Fiziksel Risk Etmenleri
- Gürültü - Termal Konfor - Titreşim - Basınç - Aydınlatma - Radyasyon Gürültü Genel olarak, “istenmeyen ve hoşa gitmeyen sesler” olarak tanımlanır. Bu ifade kişiye ve zamana göre değişik olarak algılanabilir. Çalışanların Gürültü Ortamlardan Korunması Yönetmeliği için tıklayınız. Bir işyerinde, 1 metre uzaklıktaki bir kişiyle konuşmak için sesi yükseltmek gerekiyorsa, o işyerinde zararlı düzeyde gürültü var demektir. Gürültüyü Oluşturan Etmenler - Gürültüyü oluşturan sesin şiddeti - Gürültüyü oluşturan sesin frekans dağılımı - Gürültüden etkilenme süresi - Gürültüye karşı kişisel duyarlılık - Gürültüye maruz kalanın yaşı - Gürültüye maruz kalanın cinsiyeti - Gürültüye maruz kalanın kullandığı ilaçlar ve kimyasallar Günlük yaşamda çevremizde bulunan seslerin frekansı sıklıkla 250-2000 Hertz arasındadır. İnsan kulağı 20-20000 Hertz arasındaki frekansta olan sesleri duyabilir. Sağlıklı bir insan kulağı, 20 uPa - 200 Pa arasında bulunan ses şiddetlerine duyarlıdır. İşitme eşiği düzeyindeki değer sıfır desibel (0 dB), Ağrı eşiği düzeyinde ise 140 desibel (140 dB) dir. Gürültünün Etkileri - Fiziksel Etkiler ; Geçici veya sürekli işitme bozuklukları oluşabilir. - Fizyolojik Etkiler ; Kan basıncı artışı, dolaşım bozuklukları, solunumda hızlanma, kalp atışlarında yavaşlama, ani refleksler gözlenebilir. - Psikolojik Etkiler ; Davranış bozuklukları, aşırı sinirlilik, stres hali gözlenebilir. - Performans Etkiler ; İş veriminin düşmesi, konsantrasyon bozukluğu, hareketlerin yavaşlaması gözlenebilir. İşyerlerinde Gürültü Kaynakları - Pompa, kompresör, türbin, vantilatör, jet motorlar ve vanaların gaz ve sıvı itici etkiler. - Fırın ve motorların ateşleme gürültüler - Transformatör ve dinamoların oluşturduğu sesler - Çevirici dişli, motor ve makinelerden gelen titreşim ve sürtünme sesler - Dövme, perçinleme, çakma makineleri ile kesici, ezici ve biçim verici makinelerin sesleri İşitme Koruma Programı Başarılı bir işitme koruma programı hem işletmeler, hem de işçiler için gereklidir. İşitme koruma programının 7 aşaması bulunmaktadır; - Gürültünün ölçülmesi, - Yönetsel ve mühendislik kontrollerin yapılması, - Odiyolojik değerlendirme, - Kişisel koruyucuların kullanılması, - Çalışanlara eğitim verilmesi, motivasyon kazandırılması, - Kayıtların tutulması, - Programın değerlendirilmesi. Bir işyerinde, sekiz saatlik çalışma süresince toplam gürültü düzeyi ölçülmeli ve iyi bir frekans analizi yapılmalıdır. Gürültü düzeyi ölçmeleri gürültü ölçme cihazları ile yapılır. Bu cihazlar; - Anlık gürültü seviyelerini ölçebilen cihazlar - İşyeri ortam dozimetreleri - Kişisel dozimetrelerdir. Gürültü Önleme Yöntemleri - Gürültüyü kaynakta azaltmak (ekipmanları daha az gürültülü ekipmanlarla değiştirmek, vb.), - Gürültüyü kaynakla alıcı arasındaki yolda azaltmak (gürültü kaynağını başka bir mekanda tutmak, vb.) - Gürültüyü gürültüye maruz kalan kişide engellemek (izolasyon, kişisel koruyucu donanımlar) yöntemleri kullanılmalıdır. Gürültüye bağlı işitme kaybı, en sık rastlanan meslek hastalıklarındandır. İstatistiklere göre meslek hastalıklarının ’u gürültüden kaynaklanan işitme kayıplarıdır. Gürültü, geçici ve kalıcı işitme kayıplarına yol açabilir. Japonya’da işçilerin %8.5’inde, Danimarka’da ise ’unda mesleki gürültüye bağlı işitme kaybının olduğu bildirilmiştir. ABD’de 30 milyon işçi, işyerinde zararlı düzeyde gürültüye maruz kalmaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalarla ülkemizde mesleksel gürültü nedenli işitme kaybı olanların sayısının 250.000'i aştığı belirtilmektedir. ÖNEMLİ NOT; Gürültü zararlarının meslek hastalığı sayılabilmesi için gürültülü işte en az iki yıl, ve gürültü şiddeti sürekli olarak 85 dB’in üstünde olan iş yerlerinde ise en az 30 gün çalışmış olmak gerekir. Gürültü için yükümlük süresi de 6 ay olarak belirtilmiştir. İnsanlar zaman içinde uğradıkları işitme kayıplarını normal bir durum olarak algıladıkları için şikayet etmemektedirler. Ancak özellikle tekstil sektörü gibi işçilerin yoğun çalıştığı ve yüksek gürültü olan işyerlerinden çok sayıda işitme kaybı şikayetleri artmaktadır. Termal Konfor Termal konfor; sıcaklık, nem, hava akımı, termal radyasyon (çevredeki cisimlerden yayılan ısı enerjisi) vb. iklim şartları açısından, çalışanların bedensel ve zihinsel faaliyetlerini sürdürürken rahatlık içinde bulunmalarıdır. Termal Koşullara Bağlı Sağlık Sorunları Çalışma ortamlarında, normal sıcaklığının altında ve üstündeki sıcaklık değerleri sorun yaratmaktadır. Vücut sıcaklığındaki çok küçük değişimler bile insanın konforu, fizik ve mental fonksiyonları bakımından önemlidir. Yüksek Sıcaklık Riski Olan İşler - Metallerin eritilme işleri - Demir döküm işleri, dökümhaneler - Metalden eşya imali - Cam sanayi - Porselen ve seramik üretimi - Tekstil endüstrisi - Gıda maddeleri imalatı, fırınlar Düşük Sıcaklık Riski Olan İşler - Gıda endüstrisinde soğuk hava depoları - Yol bakımı – açık alan - Telefon, elektrik bakımı - Deniz (balıkçılar vb), deniz feneri - Dağ (sporcular, dağcılar, kayakçılar) Yüksek Sıcaklık Etkilerinden Korunma - Isı kaynakları azaltılmalı - Isının ortama yayılması önlenmeli - Çalışanların iş temposu yavaşlatılmalı - Çalışanlara gözenekli ve ince malzemeden yapılmış (terlemeye, ısı kaybına izin veren) giysi sağlanmalı - Çalışanlara sık aralarla içme suyu olanakları sağlanmalı - Terlemenin aşırı olduğu durumlarda, çalışanlara tuz alımı (bol tuzlu ayran) sağlanmalıdır Düşük Sıcaklık Etkilerinden Korunma - Soğuk ortamda çalışanlarda görülen üşümenin sonucu el becerileri zayıflar. Bu durum, özellikle beceri gerektiren işler bakımından önemlidir - Aynı zamanda vücudun uç kısımlarından başlayarak (el, ayak parmakları, kulak kepçesi, burun ucu) donma ve doku kaybı olabilir, ileri hasar durumlarında ölüm gerçekleşebilir. - Kış aylarında sıcak hava akımı sağlanması, atölye içinden sıcak su ve sıcak buhar borularının geçirilmesi, uygun yerlere soba-kalorifer konulması gibi uygulamalara gidilmelidir. - Çalışanlara yırtılmaz, su geçirmez, elektrikle ısıtılabilen giysiler sağlanmalıdır. İdeal Çalışma Sıcaklıkları İnsanların bulundukları ortamlardaki hissettikleri sıcaklık, kuru termometre ile ölçülen sıcaklık değil, fizyolojik olarak hissettikleri sıcaklıktır. Bu sıcaklık, içinde bulunulan ortamdaki kuru termometre ile ölçülen sıcaklık, ortamdaki havanın nemine ve hava akım hızına bağlı olarak oluşan sıcaklıktır. Optimum çalışma aralıkları Ortam sıcaklığı: Yaz aylarında 22-25 C Kış aylarında 20-23 C Bağıl Nem: % 40-50 Hava Akımı: 0,1-2,0 m/s Çalışma ortamı efektif sıcaklığı 29 °C olursa, performans % 5 düşer. Çalışma ortamı efektif sıcaklığı 30 °C olursa, performans % 10 düşer. Çalışma ortamı efektif sıcaklığı 31 °C olursa, performans % 17 düşer. Çalışma ortamı efektif sıcaklığı 32 °C olursa, performans % 30 düşer. Termal konfor şartlar ile ilgi herhangi bir meslek hastalığı bildirilmemiştir. Titreşim Titreşim; genellikle işyerlerindeki araç, gereç ve makinelerin çalışırken oluşturdukları salınım hareketlerinin sonucudur ve meslek hastalığı oluşturabilecek bir fiziksel risk etmenidir. Titreşimle Çalışanların Korunmasına Dair Yönetmelik için tıklayınız İnsanlar 1-1000 Hz arasındaki titreşimleri algılarlar. Düşük frekanslı titreşimlere maruz kaldıklarında sarsıntı hissederler. Yüksek frekanslı titreşimler ise kişide karıncalanma ve yanma hissi uyanabilir. Çok düşük frekanslı titreşimin etkileri (f < 2Hz) • Bulantı, kusma, soğuk ter vb belirtiler geçicidir ve çalışma süresinin sonunda genellikle ortadan kalkarlar. Örnek: Otomobil, uçak, gemi gibi araçlarla seyahat, vb. Düşük frekanslı titreşimin etkileri (2 Hz < f < 30 Hz) • Titreşimli el aleti kullanan çalışanlarda uyku bozuklukları, ellerde dolaşım bozuklukları ve uyuşukluklar, genellikle parmaklarda 8 - 10 C ısıya kısa süre maruziyet sonucu beyazlaşmalar gözlenir. Tüm vücudun titreşime maruz kalması durumunda disk kayması da gözlenebilir. Yönetmelik hükümlerine göre; el-kol titreşimi ve tüm vücut titreşimi için günlük maruziyet sınır ve etkin değerleri verilmektedir. El – Kol Titreşimi Taş kırma makineleri, kömür ve madencilikte kullanılan çekiçler, ormancılıkta kullanılan testereler, parlatma ve rende makineleri vb. çalışma aygıtları kullanan çalışanlarda gözlenir. Maruziyet, her iki eldeki en yüksek değer esas alınarak belirlenir. El-kol titreşimi için; 8 saatlik çalışma süresi için günlük maruziyet etkin değeri (riskin kontrol altına alınması gereken değer) 2,5 m/s2, günlük maruziyet üst sınır değeri ise 5 m/s2 dir. Tüm Vücut Titreşimi Tüm vücut titreşimi, çalışanların sağlık ve güvenliği için risk oluşturan, özellikle de bel bölgesinde rahatsızlık ve omurgada travmalara yol açan mekanik titreşimlerdir. Bu etki sonucunda genellikle kas-iskelet sistemi semptomları görülür. Örnek: Traktör ve kamyon kullanımı, dokuma tezgahları, yol yapım-bakım-onarım makineleri vb. Tüm vücut titreşimi için; 8 saatlik çalışma süresi için günlük maruziyet etkin değeri 0,5 m/s2 , günlük maruziyet sınır değeri ise 1,15 m/s2 dir. Titreşimden oluşan meslek hastalığının yükümlülük süresi 2 yıldır. SSK istatistiklerinde, titreşimden ileri gelen meslek hastalıklarına rastlanılmamaktadır. Bunun nedeni, ülkemizde, titreşim konusunun iyi bilinmemesi, çalışanların işyerlerinde titreşimden şikayetçi olmamalarıdır. Birkaç üniversitenin dışında, titreşim ölçümü yapan ve değerlendiren kurum ve kuruluş bulunmamaktadır. Basınç İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda basınç; atmosfer basıncının daha fazla veya daha az olan işyerlerindeki basınç değerinin ölçümü alınacak tedbirler ile ilgilidir. Normalde 4 N/cm2 kadar basınç değişimi organizmada, rahatsızlık hissi dışında, sağlık sorunu yaratmaz. Atmosfer basıncından daha yüksek ya da daha düşük basınçlı yerlerde çalışan işçilerde; Kalp, Dolaşım ve Solunum rahatsızlıklarının görüldüğü tespit edilmiştir. Yüksek Basınç Su altında veya yapay olarak yaratılmış basınçlı ortamlarda çalışanlar yüksek basınçtan etkilenirler. Deniz seviyesinde 1 atmosfer olan hava basıncı her 10 metre derinlikte 1 atm yükselir. Örnek: Dalgıçlar, sünger avcıları, deniz altında beton, kaynak, su altı inşaatı işlerinde çalışanlar için yüksek basınç maruziyeti vardır. Düşük Basınç Rakım yükseldikçe havadaki oksijen basıncı düşeceğinden yüksek yerlerde çalışanlar oksijen azlığı nedeni ile sorun yaşayabilirler. Örnek: Yol yapımı, elektrik, telefon, TV servis istasyonları vb. ortamlarda çalışanlar... Basıncın Denetim Yöntemleri - Düşük ve yüksek basıncın işçiler üzerinde meydana getirdiği olumsuz etkiler bir meslek hastalığıdır. - Basınç değişikliği nedeni ile görülen akut hadiselerde yükümlülük süresi 3 gün, uzun erimli etkilenmelerde ise yükümlülük süresi 10 yıl dır. - İşverenler düşük ve yüksek basınçlı yerlerde çalıştırdıkları işçilere tüm riskleri öğretmeli ve önceden gerekli önlemleri almalıdırlar. - Su altında, yüksek basınçlı hava içinde çalışmayı gerektiren işlerde iniş, çıkış, geçiş dahil çalışılabilecek azami süreler belirlenmiştir; - 20-25 metre derinlikte 7 saat - 25-30 metre derinlikte 6 saat - 30-35 metre derinlikte 5 saat - 35-40 metre derinlikte 4 saat - Bir dalgıç, 22 metreden fazla derinliğe, bir günde 2 defadan fazla dalamaz ve bu iki dalış arasında en az 5 saat süre olmalıdır. - Düşük ve yüksek basıncın gerektirdiği işlerde çalışanlar mümkünse genç ve tecrübeli işçilerden seçilmelidir. - Bu işlerde çalışacakların şişman olmaması, alkol vb. bağımlılıklarının bulunmaması ve solunum sistemine ilişkin kronik hastalıklarının olmaması gerekir. - Bu işlerde çalışmanın devamı süresince çalışanlar üzerinde periyodik sağlık muayeneleri yapılmalı, kulak, burun, boğaz ve solunum sistemine ilişkin akut yakınması olanlar iyileşinceye kadar çalıştırılmamalıdır. Aydınlatma İşyerlerinin gün ışığı ile veya yedek aydınlatma sistemleri ile uygun ve yeterli derecede aydınlatılmış olması gerekmektedir. Aydınlatma “lüksmetre” ile ölçülür. Uygunsuz veya Yetersiz Aydınlatmanın Zararları - Sinirleri gerer - Göz ve vücut yorgunluğuna neden olur - Görme etkinliğini azaltır - İş yapmayı zorlaştırır - İşin verimini azaltır - İşin kalitesini bozar - İşyerinde ekonomik zararlara yol açar - Taşıt araçları ve yayaların güvenliğini tehdit eder. İyi Bir Aydınlatma Nasıl Olmalı? Yapılan işe göre yeterli şiddette, sabit, iyi yayılmış, gölge vermeyen, uygun ışık rengi ve yansıması uygun, göz kamaştırmayan aydınlatma türüdür. Aydınlatma ile İlgili Yasal Düzenleme Yapılan İşlem Önerilen Lüks Montaj ve Kalite Kontrol - Kaba işler 200 - Vasat incelikte işler 400 - İnce işler 900 - Çok ince işler 2000 Dokuma (pamuklu ve Yünlü) - Hafif dokumalar 400 - Koyu renkli kumaşlar 900 - Dokumada kalite kontrol 1300 Metal levha işleri 400 Plastik şekil verme ve levha işleri 400 Ağaç işleri Kaba doğrama 200 Rende ve tezgahta ince makine işleri 400 İnce tezgah işleri, makine ve cilalama 600 İş Çeşidine Göre Önerilen Aydınlatma Şiddeti İşlenen Materyalin Büyüklüğü Minimum değer (lüks) Önerilen Değer(Lüks) 0,2 mm.den küçük 200 280 0,2-1 mm. 150 200 1-10 mm. 100 150 10—100 mm. 60 100 100 mm.den büyük 40 60 İri ve hacimce büyük 20 40 Radyasyon Radyasyon, elektromanyetik dalga veya yüklü ve yüksüz hızlandırılmış parçaçık olarak yayılan enerjidir. Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği için tıklayınız Doğal Radyasyon Kaynakları - Kozmik ışınlar - Kısa yarı ömürlü radyo izotopların yaydığı alfa, beta ve gama ışınları - Vücudumuzda bulunan radyoaktif elementler - Radyumun bozunması sonucu salınan radon gazı (yer ve bina) Yapay Radyasyon Kaynakları - Tıpta teşhis ve tedavi kaynaklı kullanımlar - Nükleer güç santralleri - Atom bombası denemeleri (1950-1960) - Bazı tüketim malzemeleri (tv sistemleri, paratoner, lüminesanslı saatler vb.) - Kömür ve fosfat kayaları - Endüstriyel radyasyon kaynakları vb Önemli: Dünya genelinde kişi başına yaklaşık 2.8 mSv yıllık doza maruz kalınmaktadır. Radyasyon Çeşitleri - İyonlaştırıcı Radyasyon (>10 eV) ; X-ışınları, gama ışınları, beta ışımaları, pozitron, proton, alfa parçacıkları, nötronlar, ağır iyonlar, mezonlar vb. Örnek: Hızlandırıcılar, nükleer santraller - İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyon ( Read the full article










