Benim bitkin insanlığımı temizle...
Alberto Caeiro
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from Russia
seen from Russia
seen from China
seen from Singapore
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from France
seen from Macao SAR China
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from United States
Benim bitkin insanlığımı temizle...
Alberto Caeiro
Mescitlerde Yalnızca Allah'a mı İbadet Ediliyor?- Biraz söyleşmek istiyorum. Dürüst olmak gerekirse günlük, vakte özel namazlar için pek çoğumuz camiilere gitmiyor; bu ibadetleri evlerimizde, iş yerlerimizde hallediyoruz. Camiilere/Mescitlere genel olarak Cuma günlerinde toplu kılınan namaz için teşrif ediyoruz, kendim de dahil olmak üzere. Aslında konunun sınırlarını önceden belirleyeyim ki dışarıya taşmadan bir şeyler anlatmak istiyorum. 1.Camii, 2.Camii duvarları, 3.Namaz, 4.Namazda söylediklerimiz. Evet, bu dörtlü arasında paslaşmalar yapmak istiyorum. Müslümanlar günlük yaşamda çeşitli meşgaleleri nedeniyle az önce bahsettiğim gibi mescitlere pek gidemiyor. Tabii ki, bunun için Allah tarafından çözüm olarak Cuma günü özel kılınmış ve mescitlerde toplanılmasını; insanların birbirlerini desteklemelerini, kıyam-rüku-secde etmelerini, çeşitli konularda sohbetler edilip fikir alışverişi yapmalarını istemiştir. Nitekim, 62-Cuma:9 ayetinde Allah, ''Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrıldığınızda Allah'ı anmaya koşun; alışverişi (dünyevi işleri) bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.'' diyerek buna teşvik etmiştir. Daha hayırlı olanın nisbî olarak daha az hayırlısı vardır ki bu, Cuma namazına gidemeyip/gitmeyip bunun yerine kılınan öğle namazıdır. ''Daha hayırlı'' nitelemesinden dolayı Cuma namazına gitmenin ölüm-kalım meselesi gibi bir durum içine sokulmasına karşıyım. Gitmek elbette daha iyidir, bunun tartışılmasının boyutu ''farzlık'' ile alakalıdır. Yani kısaca, Cuma namazına gitmeyip öğle namazını kılan bir müslüman elbette ki dinden çıkmaz, günaha girmiş olmaz. Bununla birlikte tavsiyem kadın, erkek, çoluk, çocuk herkesin gitmesi yönündedir. Daha fazla dağıtmadan esas konuya dönmek istiyorum. Her cuma günü hangi mescide gidersem gideyim gözüme ilişen bazı nesneler oluyor. Bunlar ise genellikle mescit duvarlarında asılı bulunan isimler. Genellikle Allah ismi ile peygamberimizin ismi yan yana duvarları süslüyor. Elbette Allah isminin asılı olmasının herhangi bir sorun teşkil etmemesi gerekiyor. Çünkü Allah 72-Cin:18 ayetinde, ''Şüphesiz, mescitler yalnız Allah'ındır. Allah ile beraber hiçbir kimseye yalvarmayın.'' diyerek mescitteki ibadetlerimizdeki duaların muhatap sınırını çizmiştir. Muhatap, Allah'tır. Peki, ya duvarda Allah isminin yanında asılı bulunan Muhammed ismi ve bu ismin Allah ile eşit seviyede panolaştırılması neden kimseyi rahatsız etmiyor? Bu uygulamanın bir üst modeli Hristiyanların yaptığı teslis (Allah-İsa-Kutsal Ruh) değil mi? Teslisin ikiz kardeşi ise bu rahatsızlığımın konusu olan mescitlerde vücut bulmuş ''tesniye (ikileme)''dir. Tam da burada bazılarının ''Yahu kardeşim, peygamberimizin isminden neden rahatsızlık duyuyorsun; o bizim Resulümüz; dolayısı ile isminin mescit duvarlarında bulunması kadar doğal ne olabilir?..'' şeklinde sorular sorduklarını duyar gibiyim. İş o kadar basit değil, derim ben de. 72:18 ayetinde de söylendiği gibi, mescitlerde Allah ismi dışında başka bir ismin anılması yasaklanmıştır. Bunun dışındaki herhangi bir ismin anılması, bu ismin Allah ismi ile eşit konumda asılması, hatta mescitlere sokulması müslümanları gizli bir tesniyeye sevketmektedir. Bunun ismini ben 'Hristiyanlaşma Temayülü' koyuyorum. Namazlarımızda okuduğumuz ''Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.'' (1-Fatiha:5) ayetini ne kadar samimi okuyoruz? Kıyam halindeki bir müslümandan beklenen davranış elbette kulluğunu yalnızca Allah'a yapması ve yalnız ondan yardım istemesidir. Peki, oturuşta neden muhatabımız değişiyor? Neden ''Esselamu aleyke eyyuhennebiyyu...(Selam sana olsun ey Nebi)'' moduna geçiyoruz? Ve devamla, salli-barik dualarındaki İbrahim-Muhammed isimleri söylendiğinde neden akla yukarıdaki 72:18 ayeti gelmiyor? 35-Fatır:22 ayetinde, ''Dirilerle ölüler de eşit olmaz. Allah dilediğine işittirir; sen mezardakilere işittiremezsin.'' diyen Allah ahirette demeyecek mi 'Mescitte yalnızca beni anın; benim ismim dışında kimseye yalvarmayın demiştim' cümlelerini? Ve mezarda bulunan kişilerin yaşamadıklarını daha başka nasıl ifade edebilirdi? Unutulmaması gerekir ki namaz kılınan her yer mescit/secdegahtır. Tesniyeden Allah'a sığınalım. Esen kalın.
Kilisenin dine müdahalesinden sonra, din Allah'ın olmaktan çıkıp din adamlarının "menfaat hanesi" olmuştur! . Eğer kiliseye bağlanırsanız "Allah'ın kulluğundan çıkıp onların kölesi haline gelirsiniz!"
#kilise #rahip #vatican #teslis #holytrinity
#fb #fenerbahce #fenerbahceyeadanmishayatlar #teslis #finalfour Koltuktaki yerimizi ayirdik (at Fulya Mahallesi)
'Ne fırtınadır ki herkes sarılır aklına
Yüreğinin çatısı uçmuşken!'
Ayhan Yalçınkaya