içimdeki
kıpırdanışları dinliyorum.
bir şeylere açılmak, bir yerlere koşmak,
dünyayı kavramak istiyorum.
dünyanın bize yaşatılandan, öğretilenden
daha başka olduğunu
seziyorum..
(Tezer Özlü)

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Kuwait

seen from Brazil
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United Kingdom
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from Australia

seen from United States
seen from China
seen from China
içimdeki
kıpırdanışları dinliyorum.
bir şeylere açılmak, bir yerlere koşmak,
dünyayı kavramak istiyorum.
dünyanın bize yaşatılandan, öğretilenden
daha başka olduğunu
seziyorum..
(Tezer Özlü)
“Kendim hakkında karar vermekten yoksunum.
Sanki bir eşyayım.
Konuşup, fısıldaşıp, istedikleri yere koyuyorlar beni.”
Tezer Özlü
"Beni sevmedi. Beni seviyormuş gibi yaptı. Bu mühim, bu önemli, bu tuhaf, bu kabullenilemez ve katlanılamaz. Bunun ağrısı dinmez, bunun kırgınlığı unutulmaz. Sevilmiyor olmanın çaresizliğinden sağ çıkar da herkes, sevildim sanmanın düşüşünden kurtulamaz."
Ben neden bitiremiyorum kendi içime olan yolculuğumu..
Tezer Özlü
— İşkence yaptılar mı?
— Hayır,
diyor, ama biraz yüzü kızarırken ekliyor: — Biraz, herkese yaptıkları kadar.
''İnsanları öldüren kader, onları görebilmemiz ve gözlerimizi bu cesetlerle doldurabilmemiz için bizi de sorumlu kılıyor. Korku, alışılagelmiş korku, kaçış değil. İnsan gerçeği kavradığı için utanıyor - işte gerçek önümüzde - der. Her ceset sen, ben ya da biz olabiliriz. Arada hiç fark yok. Eğer yaşıyorsak, bunu bir başkasının kirletilmiş cesedine borçluyuz. Bu nedenle her savaş bir iç savaştır. Her şehit, yaşayan canlıya benzer ve ondan ölümünün hesabını sorar.
En çok ve en uzun sana inandım. [Tezer Özlü]