eskisi gibi değilim, şimdi değiştim
Zaman nasıl geçti, ne kadar değişti her şey.
“20 yaşında ben böyle olurum”
“25 yaşında sahip olacağım hayat böyle olacak!”
“Artık 18 yaşındayım, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Artık her şey benim istediğim gibi şekillenecek. Ben hazırım, hayat beni bekliyor”
Ve ne hayal kırıklıklarıyla geldik bu yaşa düşe kalka. İnsan yaşarken olması gereken buymuş gibi hissediyor. Yani diyor ki, evet bu yaşta bu olur. Evet, herkes bunu yaşıyo.
Ama geriye dönüp bakınca “ben bu zamanı böyle hayal etmemiştim ki” diyorsun. Mesela, ben iş yerinde sıradan bir çalışan olacağımı hayal etmemiştim. Bir ilişki yaşadığımda mesela, çok çok çok çok ama çok sevilecektim. Acayip bir sevgi ki bana karşı anlayış ve merhametin sonsuz olduğu. Ama gerçek hayat öyle mi; bir yere kadar sevilirsin ve o yerden sonra terk edilirsin. Ya da ne bileyim, gelir sarılır sanıyorsun ama kapıyı çarpıp gidiyor. Çünkü öğreniyorsun ki büyüyünce, kimse kimseyi o kadar da sevmiyor...
Beni sevmek ne zor şey bir de. Neden zor.
Bir evlat neden böyle büyütülür de bu hale gelir. ama durun - son cümlemi silelim hafızadan. anne babayı suçlayacak yaşta da değilim. kendimden sorumlu olduğumu anladığım kadar büyüdüm. anladım aşkın bir kere olduğunu, ebeveynlerin de insan olduğunu ve herkesin kendi yarasına baktığını. kaybettiklerimi anlayacak kadar aklım başıma geldi ve zaman çok geçti.
benim için tek bir şey var artık nefes alabildiğim, önüne bak diyorum - elvan; asla arkana bakma. asla.
devam et.
olanlar oldu ve önemli değil, içindekiler seninle birlikte mezara gömülsün. anıların senin belleğinde yaşasın. hayallerin senin kalbinde var olsun. olmayana üzülme artık. önüne bak elvan, önüne. yarın belki daha güzel olur. belki bir sürpriz olur, şaşırırsın. belki olmaz, ama sen bekleyebilirsin o sürprizi. sana kim karışabilir... içini kim bilebilir....












