• Spain, 2023 •
seen from China
seen from France
seen from China
seen from France
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from China
seen from Germany
seen from China
seen from China
seen from China
seen from United States
seen from Yemen

seen from France
seen from China
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Philippines
seen from China
seen from Germany
• Spain, 2023 •
Bunu yapmak istemiyordum ama yapmak zorundayım. Her takipçim 1 tele verse kendime mahzen yaptıramıyorum ama bir mahzen dolusu -tamam yarısı- kadar şarap alabiliyorum. change.org'da imza kampanyası falan da düzenleyelim, n'olur, çok ihtiyacım var. Birkaç sişe şarap birkaç kasa Bomonti de olur. Haydi karanfil elden ele! Dayanışma günüdür gün, a dostlar! O kadar yorgunum ki kendime kahve yapmaya üşeniyorum. Aylar sonra eve gittim. Ben evden gittikten sonra o kadar yabancılaşmışım ki eve, iyelik eki koyamayacak kadar hem de. O kadar benden bi' şey kalmamış ki odam bile eskisi kadar sıcak değil. Sığınağım odam bile eskisi gibi değil. Hiçbir yere ait olamamak çok zor. Yersiz yurtsuz olmak, yabancılaşmak, gurbet çekmek çok zor. Okulda hocası yüzünden nefret ettiğim dersi de dersanede hoca sayesinde yeniden sevebilecek gibiyim. Yoruldum ama güzeldi ilk alan dersim. Evet diğerleriyle rakip olabiliriz ama birbirimize bilmediğimiz çok şey öğreteceğiz. Öğretmen olmak, sadece robot gibi ders çalışıp atanmak değil, bununla da bitmiyor. Öğretmen olmak, bilgiye aç olmak, öğrenmeye hevesli olmak biraz da. "Daimi öğrencilik" demişti bir hocam, öğrenmek de bitmiyor öğretmenin yanında. Çok yorgunum. Şarap istiyorum. Param yok ve hiçbir yere ait değilim. En çok bu yüzden içmek istiyorum.
Cumartesi ve pazar sabahın erken saatlerinde uyanıp yollara düştükten sonra hiç nefes almadan devam etmek iyi mi olacak kötü mü bilmiyorum. Yorgunluktan ölmek üzereyim. Tek bildiğim uyku düzenimi toparlamak ve sıkıcı olmayan benim tarafımdan en uygulanabilecek bir çalışma programı yapmak kendime ve onu oturtturmak. Başka şansım yok.
Matematiği de sevmeye başlıyorum galiba.
Bugün dershane biraz yorucuydu. Önce tarih, sonra cıvık mı cıvık bir hocayla Coğrafya ve sonra benim belki de en nefret ettiğim ders olan Program Geliştirme; özetle zihnen yorgunum.
Tarih, inkılap tarihiydi. Benim için tarihin en sevdiğim kısmı. Coğrafya hocasını bir ders önceki arada öğrenci zannetmiştik ismi lazım değille aynı isimde olan sıra arkadaşımla. Biri insan itici olmak için insan üstü bir çaba harcar mı? Harcıyor işte! Fıkrasına gülünmeyen adam gibi saçma sapan espriler yapan, bizi hiç ilgilendirmemesine rağmen kız istemesini ve hatta karısına aldığı bilezik sayısını bile anlatan, cıvık bir adam. Tek artısı Beşiktaşlı olması. Program Geliştirme dersi zaten leş bir ders, sevilecek bir yanı yok ama buradan formasyonda dersimize giren hocaya da selam göndermeden edemeyeceğim. Derste sürekli dejavu yaşadım ve evet, Balkes’i de çok özledim.
Bir de sanırım Kikirik’i gördüm. “Afet Hoca geliyor, Afet Hoca geliyor ihihihihi.” olan hani.
Başım çok ağrıyor, başım çok ağrıyor ihihihihi.
Bugün dershanede ilk günüm çok güzel geçti. Bi’ kere gerçekten kendimle ilgili bir şey yapmaya başlamanın dayanılmaz hafifliği vardı üzerimde. Daha hocanın ağzından dersle ilgili ilk çıkan şeyden itibaren başlamıştı dinginlik. Hocaları -en azından bugünküleri- beğendim. İlk gün ancak bu kadar içime sinebilirdi.
Rehberlik hocası numarasını verdi gece 12'ye kadar yapamadığınız soruları gönderebilirsiniz diye. Örnek de gösterdi bi’ ses kaydıyla uzun uzun anlatıyor soruları. Edilen teşekkürlere de aynı samimiyetle cevap veriyor.
Gelişim hocası kadın da tam bir çılgın! Anlatılmaz yaşanır kadın. Hocanız kim?! Şule Hocaaa! Egosunu sevdiğim :)
Bugün işlediklerimizi tekrar ettim ve artık uyuyabilirim. Yarın da yarınkilerle birlikte tekrar yapıp konu anlatımlı kitaptan da çalışacağım ve soru bankasındaki soruları çözeceğim. İkinci hafta da artık belli bir program oturturum kendime, denerim hiç değilse.
Oh be! İşe yarıyorum nihayet ve kendim için bir şeyler yapabiliyorum.
İyi geceler efenim.