Sevdalar yenilmemeliydi hep dik durmalıydı tüm zorluklara. Sevda düştüğü zaman akla zaman durmalıydı nehirler yataklarını değiştirip akmamalıydı, Kuşlar ağzındakileri kusup ta doyurmamalıydı yavrularını. Güneş nazlanmalıydı hiç kafasını uzatmamalıydı karaca dağın doruklarından. Ay güneşini arayan bir berduş gibi aydınlatmamalıydı gecenin kahpe karanlığını. Sevda düştün mü akla çıkmamalıydı taa kıyamete kadar, kor ateşler tenine sürselerdi dahi yanmamalıydı hiçbir su söndürmemeliydi onun nefesi tenini okşamayana dek. Sevdalılar ellerini hiç bırakmalıydı aksine sıkı sıkı tutmalıydı mengeneyle sıkıştırılmışçasına. Son sevende kavuşmadıkça doğmamalıydı bile bile ateşe atılmamalıydı sevda adayı çocuklar. Ona varmayan tüm sokaklarda çıkmaz olup açılmamalıydı yeni sevdalara. Tüm şehirlerin ışıkları bir bir kapanmalıydı karanlığa gömülmeliydi, tüm milletlerin bayrakları da yarıya indirmeliydi yas tutulmalıydı tüm dünyada. Sevda düştün mü akla vücudundaki tüm kan pıhtılaşmalıydı kurmalı saatler gibi sevdası yanına geldiği zaman kan pompalama ya başlamalıydı yürek. Sevdasını kaybedenlere özel yollara yön tabelaları koyulmalıydı, mühendisler yolları çizerken sevdalara çıkmalıydı tüm yollar. Sevda düştü mü akla…
Yunus Emre…


















