No There's No Sun Shining Through
Şuan yaşamakta olduğumuz süreç hepimize türlü türlü şeyler yaptırdı, üstelik öyle torunlarımıza anlatmak isteyeceğimiz türden şeyler değil. Ayna karşısında şarkı söylemeler mi dersiniz, kendi kendinle Zoom meeting düzenlemek mi? Bana neler yaptırdı diye sorarsanız, sanırım beni sivilceli ergen halime döndürdü bu akşam. Bir saattir ergenken en sevdiğim şey olan öfkeli şarkıları yeniden dinliyorum ve garip bir rahatlama hissi veriyor.
Çoğu zaman huzurlu ve sakin olmakla birlikte bazı zamanlar annemin deyimiyle “delleniyorum”. Her şeye ve herkese karşı inanılmaz büyük ve açıklanamaz bir öfke duyuyorum. Kendime mi kızıyorum, virüse mi yoksa artık orada olmayan tümöre mi belli değil. Bu kadar zor bir şey yaşıyorken bir de salgın için endişelenince kendimi haksızlığa uğramış gibi hissediyorum. Oysa herkesin hikayesi kendisi için zor ve herkesin yükü kendince ağır. O yüzden bu öfke anlarımı çok uzun tutmuyorum ve hemen kendimi oyalayacak bir şey buluyorum.
Bu benim 3. evde karantinam, ilki 2018′de diz kapağı ameliyatımdan sonra, 2.si 2019′da beyin tümörüm alındıktan sonra. İkisinde de uzunca bir süre evden çıkamamıştım. Evet, karşınızda evde zaman geçirmek konusunda bir uzman var. O yüzden söyleyeceklerimi iyi dinleyin. Öncelikle benim gibi kemoterapi almıyorsanız halinize şükredin-sızlanıp durmayı bırakın. Hiç birimiz bu sürecin ne kadar süreceğini bilmiyoruz ama yine de rehavete kapılmadan günü verimli geçirebiliriz.Önerilerime göz atın-karantina queen konuşuyor:
*her gün için en az 3 tane görev belirleyin, bunu yapmak sabah uyanmak için size motivasyon verecektir.
*eğer haftanın 6 gününü böyle görevlerle geçirirseniz pazar gününü boş bırakın, pazar gibi pazar olur böylece.
*zaten yapmadıysanız evin her yerini güzelce temizleyin, giysilerinizi düzgünce katlayıp yerleştirin, annenizi gururlandırın.
*Netflix’i boşverin, Amazon’u da, kitap okuyun.
*Yoga mı istersiniz, Body Building mi? E artık düzenli egzersiz yapmaya başlayın. Unutmayın ki bu günler bitecek ve bittiğinde hala insanlar bizi tanıyabilsinler isteriz, değil mi?
*Çok sevdiğiniz bir filmin bir sahnesini canlandırın, sonra videosunu Instagram’a yükleyin ki biz de gülelim :)
*Bol bol dans challenge’lara katılın, dans etmek mutluluk hormonu salgılatır, çektiğiniz videolara gelen like’lar da cabası.
*Uzun zamandır aramadığınız bir arkadaşınızı arayın, onun da günü güzelleşsin.
*Yemek yapmayı öğrenin ya da zaten biliyorsanız yeni bir tarif deneyin-ama Instagramda paylaşmayın gözünüzü seveyim.
*Bilgeiş.net gibi onlarca ücretsiz online sertfika programı sağlayan websitesi var, eminim içlerinden biri ilginizi çekecektir.
*ve son olarak yeni bir dil öğrenmeye başlayın. İspanyolca öğrenmeye başlarsanız haber verin Dualingo’da kapışalım.











