Bu yazacaklarım kime nasıl gelir bilmiyorum aslında merak da etmiyorum daha doğrusu artık merak ettiğim şey nereye eseceğim hangi baharlara konacağım hangi çiçeğin kokusunu alacağım hangi şarkının sözlerinde var olacağım önemli olan şey aslında birilerinin bana nasıl bakıp seveceğinden çok benim bana nasıl bakıp seveceğim evet bunları yazarken acıyla kavruluyorum evet bir sürü hayatsız yaşamı sevmeyen sözlerim de var ama yeterli dediğim şeyler oldu ve cidden gerçekten yeter bir evde bir odada dört duvar arasında eksiliyorum 18in baharında da değilim ve hiçbir yaşımın da baharı olmadım üzücü mü bilmiyorum kendime artık ne demem gerek cidden bilmiyorum sadece bir şeyleri artık yapıp insanlara yardım etmek istiyorum. Çalışıp bir çok çocuğu mutlu edebilirim ücretsiz dersler eğitimler verebilirim bi çocuğa bisiklet alabilirim ben bi çocuğa yuva olabilirim ona umudun var olduğunu öğretebilirim.
Ailem mi sevmesin bana aşık olacak biri mi sevmesin beni kimse sevmesin ben sadece beni seveceğim biliyorum ki insana yalan sadece kendisi söylemez ki yalanları geçtim ben sahtelikleri de beni acıtacak kırıcak sevgileri de istemiyorum.
(Evet okusaydım eğer tam burada sevgi acıtır mı derdim.)
Sevgi acıtır. Sevgi insanı yok bile eder sevgi insanı öldürür sevgi insanın en büyük kumarıdır.
Acıtan sevgi sarar da. (Ben evet burayı da okusam sevgi acıttığı kadar sarabilir de derdim.)
Sevgi sizce cidden sonsuzluğa uzanan bir boyut mu?
Siz hiç beni ölümüne seviyor dediniz mi? Peki o kişiden hayatınızın darbesini yediniz mi?
Bakın sevgi boyut olsa bile sevginin sevgi dahilinde de acıttığı var ve hep var olacak bunu kimse değiştiremez.
Ben çevreme bakınca birinin bile beni cidden sevdiğini düşünmüyorum hatta inanın annemin bile hayır buraya bu modda olduğum için yazmıyorum aksine ben artık her şeyin farkında kırılmayan kırıklıkları kenarıya süpüren biri oldum.
5 gündür bebekliğimin bana kırgın olduğunu hissediyorum saçma gelebilir ama bir kez bile bakıp senden özür dilerim demedim. Der miyim onu da bilemem...
5 gündür bana kırgın olduğunu hissettiğim Deniz'im. Hangi evrende birlikte oluruz ya da olabilir miyiz bilmiyorum sen benim kalbimde hissettiğim en güzel şeysin sıcaklığın bazen beni ısıtıyor ama 5 gündür sende uğramadın bana ve ben vazgeçtim o yüzden belki de bilmiyorum bunu ilk ve son kez yazacağım bir daha ismini anmayacağım bu hesap silinir mi gider mi bilmiyorum ama senin adını bir daha defterlerde de anmayacağım son yazdığım yer burasın çünkü ben bugün bir defter gömdüm. Özür dilerim ama canım çok yandı çok acıttılar bir arkadaşım kendini anlattı ismi Ecrin bana annem beni asla istememiş zorunda kaldığı için varım dedi sonra da hayata tutunduğun kalbinde hissettiğin delicesine sevdiğin şeyden neden vazgeçiyorsun bazıları buna muhtaç dedi. "İstenmek" istenmeye muhtaç oluşuydu. Haklı belki bilmiyorum ama ben seni isteyemem ben hayata o şekilde kucak açamam ben bi kız çocuğuna yuva olmak istedim sendin ama artık değilsin ben belki başka bir kız çocuğuna yuva olacağım ama sana bi yuva olmayacağım olamayacağım ikimizde kalbimde kırık iki birleşemeyen parça olarak kalacağız. Özür dilerim...
bundan sonrasını da kabul etmem.
Sizlerden de özür dilerim uzun oldu. Bu günlerde hayata tutunma çabam yok sadece gitmemeye çalıştığım bi deniz var o kadar kim kazanacak bilmiyorum. İlk yazdığım şeyle son yazdığım şey birbirinden ayrı iki çelişki gibi dimi? İşte bu benim savaşım olacak.
Mijn droom verdween in jouw handen.