Ben de sadece son 6 ayda içtiğimi hesaplasam sanırım yarım asır önce ölmüşüm😁 bunu yazan da başkası zaten😊
Sağlığınıza can dostlar.🥂
Ama yine de içmeseniz daha iyi! Siz bana bakmayın ben ölüyüm diye zararı olmuyo😉😊

seen from Belgium

seen from Germany
seen from South Korea

seen from Belgium
seen from China
seen from Belgium
seen from Pakistan
seen from United States
seen from Türkiye
seen from Greece
seen from United States
seen from Germany
seen from Pakistan

seen from Canada
seen from France
seen from United States

seen from Pakistan

seen from Australia
seen from Spain
seen from United States
Ben de sadece son 6 ayda içtiğimi hesaplasam sanırım yarım asır önce ölmüşüm😁 bunu yazan da başkası zaten😊
Sağlığınıza can dostlar.🥂
Ama yine de içmeseniz daha iyi! Siz bana bakmayın ben ölüyüm diye zararı olmuyo😉😊
Bu aralar kendi üzerimde tez yapar gibi son 10 yılımı gözden geçiriyorum. Bir çok konu başlığı ile kendimi ele aldım. Başlıklardan başlık çıkartıp kendime vardım. Bir de baktım ki, kocaman yıllar içerisinde benden geriye içi kırıklarla dolu bir kalp kalmış. Sordum ona; seni üzen şey sevgisizlik mi, saygısızlık mı, yoksa nankörlük mü? Cevaplarını bulduğum sorularım oldu ama sonunu hep “İyi de neden?” ile bitirdim…
Hacı Bektaş-i Veli’nin “En büyük körlük, nankörlüktür." diye bir sözü var. Gerçekten kimseye kızmıyorum. Kızılacak birisi varsa o da benim! Ben hep kendim gibi gördüm, kendim gibi sarıldım, kendim nasıl istediysem öyle oldum insanların yanında. Çok yoruldum, çok hırpalandım ama asla vazgeçmedim!
Şimdi mi?
Yine vazgeçmeyeceğim! Çünkü ben iyiliğin, insanlığın, sevginin ve hoşgörünün kaybedeceğine inanmıyorum!
Belki yorulacak, belki saçları beyazlaşacak ama kazanacak; er ya da geç kazanacak!
SİGARA GİBİYİM
Sigara gibiyim..!
Sana yangınım içten içe..
Duman gibi ne faydam belli, ne zehrim..!
Azalıyorum izmaritine gelircesine,
Ve ben; külleri kül tablasına çırpılmış gibiyim bir aşığın parmakları arasında..
Gece içilen her sigara dalı benim..
İçine çekerken damarında..
İki dudağının arasından çıkarken üzüntüyüm...
Kanında karışmış zehrin olsam, sana sebep tek bir tesellim olur mu.?
Şimdi içim, içim çeksen her hücrene doğru...!
Bitiyorum sevgili bitiyorum..
Bir yandan yanarken sana, bir yandan tütüyorum...
Bırakma...!
Konuşmaz bilirsin ne duman ne de zehir..
Neye sayarsan say,
İstersen canından cay,
Bir çakmaklık hatır say,
ama bırakma..!
Yakma..!
Öyle kötüymüşüm gibi bakma..
Berat Selçuk Ceyhan
Şehir, akşam ve sen
Aydınlığınız yüzüme vuruyor
Bir de saçlarınızın kokusu.
Bu çarpan yürek kimin
Sesleri soluklarımızın üstünde küt küt atan
Senin mi, şehrin mi, akşamın mı,
Yoksa benimkisi mi?
Akşam nerede bitiyor nerede başlıyor şehir?
Şehir nerede bitiyor sen nerede başlıyorsun?
Ben nerede bitip nerede başlıyorum?
9 Temmuz 1959” (s. 17)
Unutamayacağımız her dünün ardından yarını hayal ediyoruz..
Ne sevmek ne sevilmek ne de ağlayıp gülmek
Seni bugün otogarda gördüm. Bir şehrin en hüzünlü yeri derler ya otogar için aynen öyleydi. Bugün o şehrin en hüzünlü yeriydi benim için. Gözlerimin önünden hızlı hızlı geçtin, kalbimin seslerini, nasıl çarptığını , nasıl hissettiğimi, göğüs kafesimde sanki bir enerji hissettiğimi unutmayacağım, unutamayacağım. Ama şunu söylemeliyim ki seni orada göreceğimi hiç tahmin etmemiştim.
İstanbul'a gidiyordun. Annenle babanla vedalaştın, hızlıca yürürken sana nasıl baktığımı farketmedin. Beni hiç görmedin. Kardeşimin yanına nasıl koşup burda olduğunu söylediğimdeki heyecanımı görmedin. Otobüse bindin , kulaklıklarını taktın ve en arkalarda oturuyordun. Sonrasında ise hiçbir şey yapamadan gidişini izledim. Umarım sağ salim varmışsındır. Neden bu kadar erken dönüyorsun diye sormak istedim. Fakat sadece dedim ya önümden geçip gidişini izledim, hiçbir şey yapamadım hiçbir şey. Belki diyorum geçip karşına konuşsaydım. Mesela, neden yazmadın bir şey olumlu veya olumsuz farketmezdi sadece ufacık bir cevap istedim deseydim. Çok korkağım çok. Nefret ediyorum bu özelliğimden nefret ediyorum. Biraz cesur olsaydım karşına dikilseydim belki de bu gece hala senden bir mesaj bekliyor olmazdım.
Son bir şey sanki biraz kilo mu almıştın? Sanırım yeni banyo yapmıştın saçın ıslak duruyordu ve biraz kestirmiş misin ne? Son bu sesini duymak istedim bu kadar erken gitme istedim. Çok şey mi istedim bilmeden? Özür dilerim eğer biri varsa aklında ya da yüreğinde ve ben bilmeden yazdıysam çok özür dilerim ama sadece bir cevap vermeyi çok görmemeliydin diye düşünüyorum. Lütfen beni daha fazla bekletme, aklımı sende bırakma lütfen.