hiç tamamlanamamış insanlarla, hiç yarım kalmamış insanların umudu bir olur mu?
seen from Malaysia
seen from China
seen from China
seen from Colombia
seen from Brazil

seen from Malaysia

seen from United States
seen from China

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from Spain
seen from China
seen from China

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Malaysia
hiç tamamlanamamış insanlarla, hiç yarım kalmamış insanların umudu bir olur mu?
Ah bir bilseler mutluluğun bazen ufak birşey olduğunu.
Çok sevdiğin birini unutamazsın ki, adı üstünde ‘çok sevdiğin’.. Çok sevdiğin bir takımı, anneni, babanı düşün mesela.. Annen, baban gitse de unutamazsın. Mesela tuttuğun takım yenilirse, onu tutmaktan vazgeçemezsin.. Üzülürsün falan..
Aşk yönünden baktığın zaman bu olaya, tutulduğun bir insanı unutabilirsin evet ama anılarını unutamazsın. Yaşattıklarını, ilk öpüşünü, avucuyla avucunu sarmasını, ne bileyim o ilk omzuna yanaşışını, yaslanışını.. Unutamazsın, çok sevdiysen eğer..
Belki zaman sana bir iyilik yapar, ‘tamam’ der, ‘sana bu kadar külfet yeter’ der, çıkarır karşına birini, unutturur ne varsa anılarında, aklında.. İstersen..
Ben istemeyenlerdenim mesela, hep ilkleri sevdim, o ilklerin sonlarıda, ilkler kadar güzel olmalı diyenlerdenim. Yani anı rafına toz konduramayanlardan, ne kadar toz konduramadıklarım üzerime 8-9 kat, belki daha fazla toprak atmış olsa bile.
Çünkü her savaş kazanılmaz.
Çünkü her savaş kaybedilince, tekrar kazanmak için uğraşılmaz.
Çünkü bazı savaşlar da, bir yer kaybettiysen, kaybetmişsindir. Bir yeri kaybet, diğer tüm yerleri kazan ne farkeder? Bir yanı eksikken, hiçbir zaman tam olamaz insan.
Böyle işte, ‘’dünya’ya zehir gibi salınmış bir yalandır, unutmak.’’
(via- @vedaperonu)
Heyecan yaparak gittiğimiz o yollarda şimdi gözyaşlarıyla gitmek kaderin bir oyunu olsa gerek.