Dün gece uyumadan önce kendimi bazı şeylerin yaşanmaya değer olduğuna ikna etmiştim. Aslında çoğu gece gökyüzüne bakmanın zaman kaybı olduğunu düşünürdüm. Çünkü orası yalan söyleyemediğim tek yerdi. Çünkü orası bana yalan söyleyemiyordu. Yalnızdım. Yaşayacak bir şeylerim olsada bunların hepsini tek başıma yapacaktım. Aslına bakarsanız ben her şeyin farkındaydım. Geceleri daha çok yüzleşiyordum bununla ama alışmıştım artık. Birine ihtiyacım yoktu. Yorgundum. Bir şeyler olsun diye özellikle çabalayamıyordum. Biliyorum çünkü ne kadar çabalasam da olmuyor. Karışıktım. Ne hissettiğim hakkında da en ufak bir fikrim yoktu. İnsanları çözemiyordum artık. Uzaktaydım herkesin yolundan. En çok da kendi yolumdan. Nereye gittiğimin bir önemi yoktu. Tek istediğim varacağım yerde birinin olmasıydı. Birini istiyordum çünkü artık dayanmıyordum. Ama vazgeçmedim. Yürüdüm. Ayaklarım ağrıdı aldırmadım. Birini bekliyordum çünkü birinin varlığına o kadar inanıyordum ki. Bir gün orada biri ile karşılaşacaktım. Hâlâ inanıyorum bu yolun sonunda biri var beni bütün bu hiçlikten kurtaracak. Bomboş hayatımı bir anda dolduracak. Ama dediğim gibi gökyüzü yalan söyleyemiyor. Ve inanın gerçekler hiç iç açıcı değil.







