son zamanlarda, ayrı ayrı
yakalanANlar
ixi
seen from China

seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States
seen from China

seen from United States
seen from China

seen from Israel
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Sweden
seen from United States
seen from United States
son zamanlarda, ayrı ayrı
yakalanANlar
ixi
kara sırtlı saksağanlar..
bu bir kaç kuş türü içinden benim var sayımım olacak kadar kafa karıştırıcı görünüme sahip tipler, martılarla nasıl da aynı yerden yemek yiyip oyunlar oynuyordu.. martılar hakkında kuş türleri arasında baş belası olarak bilindiklerini, diğer tüm kuşlara nezaketsiz ve hatta kaba olduklarını duymuştum.. insan her gün etrafının yalanla dizilmiş hakikatler perdeleriyle örtüldüğünü anlamaya doyamıyor.
kanat açıklarında ve kuyruk altlarındaki beyaz tüyler özenle oraya dizilmişçesine, evrimin ve doğanın el ele verip elementlerle yapıp ettiği işler beni mest ediyor. enteresan olan, aynı şeyi insan, düşünce ve temelde maddenin bir araya gelip oluştırduğu formlar için de hissediyorum.
bugünlerde etrafımdaki şeyleri her duyumla hissedip keşfettiğimi, duygulanımlarımın kırılgan ama güçlü olduğunu fark ediyorum.
iyice uzaklaşıyorum aslında kendimden.. kendimi bilmiyorum, sanki annemin rahminde olan o şeyim yine.. her şey benim. benden ayrı hiçbir şeyim. ve ben diye bir şey yok. tam da böylece biz bir safsata. oluşum, benim dışımdaki her şeye bağlı. oluşuma neden bulacak halde değilim.
ixi
yakalananANlar
sirkeci marmaray girişi
10 Ocak Çarşamba, 13:53
şuna bakın, yıl 24 olmuş, oysa yılların hiçbir önemi yok sanki.
"birbirimizi tanıyoruz",
incirli köprüsü, yine aynı tarih.
yakalan-an-lar
ixi
bu sıralar "yakalan-an-lar" isimli bir fotoğraf dizisi üzerindeyim. telefonla çekiyorum herbir şeyi, direkt kamera uygulamasından; fiziksel olarak kamera üzerindeki koruyucu camda ince kırıklar var, ışığın geliş açısına göre bir takım sürprizler açığa çıkıyor fotoğraflarda.. bu bana analog bir kameranın kafasını veriyor..
bakırköyde çocukluğumda bu binanın önünden minibüsle geçerek okula giderdim, dönem dönem fotoğraflarını çektim, belki 15 yıllık bir geçmiş çizgisinde üç/dört farklı dönemden fotoğraflar var elimde.. binaya dair hiçbir bilgiye, fikre sahip değil-dim. -kimindir, neden ve nasıl incirli caddesinin en gözde yerinde bu yapı böylece bekler ayakta, bahçesinde yer yer yaşamın izlerini taşır, bunca rantın içinde bu derin ve güzel bahçesiyle herkes gözünü buraya dikmiş olmalı.. sadece hayallerim vardı, edgar abimizin verdiği ilhamla, gizemli, büyülü bir koruma çepheri olan bu yapıda yaşayanları düşünürdüm, çok iyi insanlar olmalıydı, geçmişte öyle saf ve güzel çocuk ve kuş sesleriyle sarılmış olan bu ihtişamlı yuvada hala hayaletleri kol geziyor, işte böylece kimse buraya dokunamıyordu.. ama zamanla ahşap keresteler ve camlar bırakıyorlardı kendini, dingince dağılıyor ve renk değiştiriyorlardı..
geçtiğimiz günlerde bakırköyde bir işim vardı, binayı izleyip çeşitli açılardan bu hayallerle etrafında dolanıp fotoğraflar çekerken kendi kendime bu kurgusal geçmişin izlerini buluyordum her yerde, kediler de eşlik ediyordu işte bir işaret gibi dolanıyorlardı binada.. o kedi bir şövalyenin ruhuna sahipti ve bölgesini koruyordu.. derken o sesi işittim,
-kızım neden çekiyorsun buranın fotoğraflarını.. hikayesini biliyor musun?
arkamı döndüğümde bu yaşlı çiftin sıcaklığıyla sarsıldım..
-ah hayır, hikayesini bilmiyorum? burayı çok severim? küçüklüğümden beri.. kaydediyorum.
-burası kurtuluş savaşında istanbul'da savaşan paşanın evidir, yıkamıyorlar, dahası..
diye hikayeyi anlatmaya başladı amca, teyze de arada lafa giriyor, yok o öyle değil, şöyle diye hikayeyi pekiştiriyor, güçlendiriyordu.
şimdi bu hikayeyi açık etmeyeceğim, sanırım binanın yaşamaya devam etmesi için bu hikayeyi saklamalıyız.
yaşlı çifte teşekkür ettim, birbirimizin elini sıktık, gülümsedik ve ben bu hikayenin bende yarattığı heyecan ve yaşadıklarımı anlamaya çalışırken biraz hızlı adımlarla yürümeye başladım, yaşlı çift gerimdeydi, kafamda olan biten dönüyordu, onlar birbirinin kolunda ağır adımlarla benimle aynı yönde yürüyordu.. dönüp bakmaktan kendimi alıkoyamordum.. sonunda durdum. -heyyy, fotoğraflarını çekmeliyim! biraz sonra yanlarına vardım ve onlardan izin istedim, amca ilk anda gönülsüz gibiydi ve sonra hadi çek kızım, sen akıllı bir çocuğa benziyorsun, n'apacaksın bu fotoğrafı, en fazla senet sepet işlerinde kullanırsın dedi, teyze de bir kahkaha patlattı, iyi hadi şöyle duralım da çek fotoğrafımızı, beyim hep fotoğraflardan çekinir zaten dedi, ne varmış yani. :) sonra 3 fotoğraflarını çektim, hızlıca onlara rahatsızlık vermeden, en çok bu kareyi sevdim, yine ellerini sıktım, teşekkür ettim. ne fotoğraflarını görmek istediler ne başka bir şey, bir dünya güzel dilekle beni yolcu ettiler.
27 aralık 2023 biterken,
öğleden sonra üçbuçuk civarı.
yakalan-an-lar
ixi
bu hem yeni hem dolu bir ayın figürü..
yakalan-an-lar
25 aralık 2023
akşam beşbuçuk civarı
ixi
DHKP-C operasyonunda yakalananlar tutuklu yargılanacak
ATİNA Yunanistan’da DHKP-C operasyonunda yakalanan 9 Türk vatandaşı, tutuklu yargılanmak üzere mahkemeye sevk edildi. DHKP-C operasyonunda yakalananların kimlikleri açıklandı Edinilen bilgiye göre, geçen hafta Yunan polisinin (ELAS) düzenlediği operasyonlarla yakalanan 9 kişi bugün adliyeye getirilerek savcı karşısında savunmalarını yaptı. Savunmalarında suçlamaları reddeden zanlılar hakkında…
View On WordPress