Şimdi bir besmele çek ve o sureyi bir sağ görsele yakışır şekilde sesli oku
seen from United Kingdom

seen from Singapore
seen from Canada
seen from Malaysia

seen from Switzerland
seen from Australia

seen from Australia
seen from China
seen from China

seen from United States
seen from Belgium
seen from China

seen from China

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Netherlands

seen from Malaysia
Şimdi bir besmele çek ve o sureyi bir sağ görsele yakışır şekilde sesli oku
Tüm umutlar sönse bile bir umut vardır .
Kim olduğun umrumda değil bir iş için emek veriyorsan tam gaz devam at ben sana inanıyorum ...
Oradasın, biliyorum. Bu satırları okuyorsun. Şimdi bu satıra geçtin, kaşların çatıldı. Kafan karıştı. Kimle konuştuğumu, bu satırları kime yazdığımı anlamaya çalışıyorsun. Ben bu satırları sana yazıyorum. Ona , buna, şuna değil. Sana yazıyorum. Dünyanın her neresindesin bilmiyorum, hangi şehrin hangi sokağından okuyorsun bu yazdıklarımı bilmiyorum. Bir otobüste misin, trende misin, saat orada kaç? Bilmiyorum… Ekrana dökülen saçların ne renk inan bana tahmin edemiyorum. Ve inan bana, bunların hiçbirinin önemi yok. Saçlarının renginin, saçlarının olup olmamasının, nerede olduğunun, saatinin kaç olduğunun… Tek önemli olan sensin. Bu satırları okuyor olman. Tek önemli olan şimdi bu cümleye geçmiş olman. Neler yaşadın, neleri atlattın, neler yaşayacaksın, neleri atlatmak zorunda kalacaksın bilmiyorum. Tek bir bildiğim var, bu dünyada çıkmaz sokak yok. Sonuna geldiğini düşündüğün her yolda, o yolun sonunda bir duvar da görsen adım attığında yıkılacak o duvar. Belki mahvolmuş bir haldesin, belki pes ettin, belki çaresizsin, belki artık hiçbir şeyin iyi olacağına inanmıyorsun. Ama sen bu satıra geçtiysen, hala umut var demektir. Çünkü bu satırları okumaya devam ediyorsan, bu satırlardan bir kurtuluş yolu, bir cevap arıyorsun demektir. Derin bir nefes al. Bir nefes daha. Ve bil ki, “vardır elbet bir çıkılacak yol.” Yeter ki o yola adımını at. O telefonu eline al, kendini tuttuğun o mesajı at. Aynanın karşısına geç, kendine bir bak. O kadar değerlisin ki kendinin kendine yazık etmesine izin verme, saçlarını tara. Bir özür dile kendinden. Kendine yaptığın haksızlıklar için, kendini soktuğun o çıkmaz sokak için, kendini suçladığın her an için özür dile kendinden. Bu dünyadaki en önemli insan sensin. Bu dünyada ki en değerli insan sensin. Başkalarına verdiğin değerin yarısını bile kendine vermediysen eğer, şimdi bir kez daha özür dile kendinden. Ve bir kez daha. Unutma, herkes gittiğinde bile ruhun seninle kalacak… Senin en yakın arkadaşın, en daimi ailen sensin...
Çok yoruldun değil mi..? Çok ağlattılar uyumadın belki geceler boyu kaç şarkı dinledin kim bilir... Kime anlatsan anlamadılar abartıyorsun dediler bir senin mi derdin var dediler yok saydılar . Sarılmadılar... Okşamadılar kalbin gibi kırılgan saçlarını değil mi... Yazık değil mi sana yetmedi döktüğün gözyaşları yetmedi mi bastırmaya çalıştıkların yetmedi uykusuz geceler.... Artık ayağa kalkma vakti sen çok güçlüsün. Kimseye ihtiyacın yok ki. Sana sen yetersin . Bırak sarılmasınlar sen sarıl kendine dola kollarını kendine herşey geçecek de. Silmediler mi gözyaşlarını geç aynanın karşısına sil gözyaşlarını ben çok güçlüyüm de... Hadi bunu yapabilirsin ben sana güveniyorum. Hadi güneşim artık parlama zamanı görsünler sen kimsin görsünler kendine nasıl yettiğini kimseye ihtiyacın olmadığını. Eğer yorulursan eğer bıkarsan ben burdayım yaslanırsın bana ama önce kendine yaslanacaksın. Sonra gel bana bağır çağır küfür et ağla kahkaha at dök içini asla yargılamam. Bana söz ver ama önce kendine ver unutma. Şimdi kocaman gülümse dünyanın senin ışığına ihtiyacı var güneşim. Bu şarkı sana gelsin
Tamam simdi gidip o analitik videosunun diğer yarısını izlicem coğrafya ve tarih tekrarı yapıp paragraf cozucem ve geri gelicem zor değil
Sanaaa böyle baksam ne yapabilirsin kii
" En zoru sıfırı bir yapmaktır. "
Son Bisiklet Bükücü
Size yıllardan sonra gelen bir bisiklet maceramdan bahsetmek istiyorum.
Evet yıllardan sonra ilk kez bisiklete binmenin heyecanı içim de vardı acaba unuttum mu falan diye
bir bindim bir iki tökezlemeden sonra tabi düşmedim ama o parkın başından sonuna kadar sanki bisiklete hiç ara vermeden hiç pratik yapmadan istediğim gibi sürmek çok güzeldi kendi kendime nazar değdirmiş olabilirim bir kere orman parkının için de düştüm ama o da yumuşak bir düşüş oldu neyse ki üstümün kirlenmesi dışın da bir
sorun yoktu ben de aslın da bir sorun yoktu ben de hep var sandığım bir sandığın içine bıraktığım yeri geldi kafamı dağıttığım ayy öfff olayı yine depresyon sıtaylaya bağladım ya bir bisiklet üstünden bilemem artık her neyse işin özü bisiklet sürmek çok keyifli özellikle de yokuş aşşağı inerken çok zevkli tabii yokuş yukarı çıkarken biraz zorluyo ama olsun yıllar sonra güzel bir deneyimdi.
Yani aslın da size bir nokta da bahsetmek istediğim konu şu her ne kadar yıllardan beri yapmadığınız rafa kaldırdığınız unuttuğunuz bir an da başlamak istediğiniz ama başlamaktan çekindiğiniz ya yapamazsam ya başıma bir şey gelirse diye çekindiğiniz geri durduğunuz panik atak yaşadığınız ne
varsa hepsini unutun ben yaparım yapabilirim ben bu işin üstesinden gelebilirim çünki ben eskiden başarıyordum tekrardan başarabilirim negatif enerjiyi biz bura da ne yaptık hoop pozitife çevirirsek
gözümüzün korktuğu işin korkusunu hemen üstümüzden atabiliriz onun için ben ilk bisiklete bindiğim de üstümde ki tek duygu rahatlık duygusuydu hiç telaş yapmadım ve streslenmedim onun için sakin olun ve kafanızı olumlu yön de rahatlatın.
Bu biraz Ted x konuşması gibi oldu ama size biraz ön seans sundum.
Not bu olay dışın da hâlâ anksiyete sorunlarım devam ediyor ama yine de herşey kafa da bitiyor.
ama bu dünya dönüyor
kafam da için de dönüyor