Bazı fotoğraflar ileriki yıllarda kedere neden olacak.
🪼
No title available

pixel skylines
Sweet Seals For You, Always

Origami Around
No title available
YOU ARE THE REASON
almost home
Fai_Ryy

oozey mess

★

titsay

No title available
KIROKAZE
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

No title available
One Nice Bug Per Day
Mike Driver
No title available

shark vs the universe

seen from Germany

seen from Switzerland
seen from Spain
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Thailand
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom
seen from Thailand

seen from Mexico

seen from Australia

seen from United States
seen from Australia

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Switzerland
seen from United States
seen from Colombia

seen from United States
@tahtindamustetir
Bazı fotoğraflar ileriki yıllarda kedere neden olacak.
Topraklarımdan sürüldüm
Sen bakınca sonsuza dek solmayacak bir çiçek açıyor içimde
Senden ayrıldıktan sonra beni yenen hiç bir şey olmadı. Çünkü başka hiç bir insan çiğneyemezdi böyle sevdiğini. Ne acı. Her ölüm bir sonraki ölüme götürdü beni. Bir daha iyi bir şey olmadı.
Kolilerin üzerine adımı yazdım.
Müzeyyen ağlayınca gülmek kimseye yakışmıyor
Veda etmeden gitti Müzeyyen. Belki Allahaısmarladık denmeyeceğini bildiği için. Belki de anılarına karşı dikkat çekmeme çabasıydı. Düşünmeden edemedi Corc. Müzeyyen'in düşünceden ibaret olduğu gerçeği onu biraz daha yıktı. Taksicinin nereye sorusuyla ayaklanır gibi oldu. Aklına gelenin diline gelmesinden korktu. Bir söyledi mi adını geri dönüşü olmazdı. Dilini ısırdı. İçi karşılık veremeyecek kadar doldu. Yüzünden bir dramın sonucunu anlaşılmasın diye hüzünlü bir kıvırmayla gülümsedi. Çağlar boyunca en büyük mağlubiyetlerin bile üstünü örten bu taktik kaybedilen savaşlardan daha ağırdı. Bir tünele girerken kaybolan tren gibi tüm sokak hızla karanlığa gömüldü. Her bir vagonda ağırlığınca geçmiş doluydu. Trenin belki de en son ve en ağır vagonundaydı sıra. Müzeyyen'in evinin önünden geçiyordu Corc. Gittiği her yerin cenneti olan Müzeyyen'in. Hızla giden takside zaman durdu. Müzeyyen gözünün önündeydi ama Corc dokunamıyordu. Sanki bu dünyadan değil de cennet meyvesiydi. Ah dokunmasa, sadece baksa yeterdi. Evet, Müzeyyen cennetten gelmişti ve Corc faniydi. Müzeyyen 'se Corc'a yasak meyveydi.
Çıt çıkarmadan kaldırdı göz kapaklarını Müzeyyen. Ayrıldığından beridir altında nadiren uyuduğu yorganı attı üzerinden. Rüyalarında bulamadığı merhameti uyanıkken aradı. Neyin istilasıydı uykularını kaçıran. Sorunun cevabını bilmekten korktu. Kalktı. Kaçmakta olan bir tutsağın adımlarındaki özenle yürüdü. Annesinin sert bakışlarından baba kucağına sığınan yaramazlığı, pır pır eden yüreğinin ilk kızarıklığını anlattığı, ilk oyunlarının ilk sahnesi olan odaya geldi. Daha kurulmadan yıkılma tehditi altındaki hayalleri de buradaydı. Yazgısı birden değişen insanlar gibi olduğunu düşündü. Camdan yansıyan kendine baktı. Unutmak için gösterdiği çabanın yorgunluğuna birde gördüğü rüyalar eklenince iyice bitkin düştüğünü fark etti. Oysa Corc ona yazgısının da kendi gibi güzel olduğunu söylemişti. Bedensel acılar çeken Meryem'in narin yüzünde asılı kalan iki damla yaş gibi bakıyordu gözleri. Beyazlara bürünen zambakların yaprağındaki damlaları bile kıskandıran, körpe boynundan yukarıya doğru uzanıp ak teninin altında kendini belli eden kılcal damarları Müzeyyen'e değil de ona bakanlara hayat veriyordu. Ne var ki, insanın kendi söylediği sözleri yine kendi aleyhine tanıklık ettiği gün gibi doluydu içi. Corc'la yaşadığı hayalleri kendi hayallerinde yeniden yaşıyordu. Nasıl cesaret edip böyle bir şey düşündüğüne şaşırdı. İçinin derinliklerinden gelen bu emire karşı koyup kurtulmak istedi. Fakat patlak veren bir iç savaşın beraberinde gelen alevler ciğerlerinin en ücra köşesine kadar sıçradı.
Kitapla okuyucu arasına giren kalabalık sözler gibi şehirle kendi arasına giren insanlardan sıkılıp kaçmak isterken karşılaştılar. Sanki, annesinin sinesinden yokluğu emip, öğrendiği alfabe boyun eğmek olan adamlarla yeryüzüne hüzünlemek için gelmişti. Ve içinden her an bir delilik çıkacak gibiydi. Çünkü o da, aynı malzemeden yapılan insanların birbirinden farklı olması gibi diğer kapılardan farklıydı. Kahramanımız Corc, diz dize hecelenecek çok şiirimiz var dedi ve kapıya bir kaç kelime asıp gitti... Annemin el izleri Ellerimden silindiği gün Gökten uçmak avlıyordu bir avcı Ve yerde kan fırtınası İnsan doğmadan da yetimmiş Kapıları açılmadan da Sonsuza kanatlanan anka düşerse yere İnsan dediğin ne ki masal köyünde Birkaç damla kum bir kaç damla kan... Şimdi şiir estikçe her yere Gölgem ruhumdan önce düştü söze Mana hatırı bilirsen ey sevgili Dize dize beni hecele...
Oysa diz dize hecelenecek daha çok şiir vardı
Kulağında bitmiş bir müziğin son melodileri çalmaya başladığında, ışıklı kubbenin üstünde kış yıldızları zayıfça parıldamış, ışık azaldıkça yıldızlar daha da aşağıya inmişti. Bir yaratılmışın sayısız ayrıntılarını anlatan bakışları, dalgaların sinesinden çıkan binlerce güneş gibi göz alıcı, yeşeren çocukluk gibi ince ve zarifti. Kirpikleri benzer ve benzersizdi. Kahramanımız Corc, ufuk çizgisi olmayan bu manzarayı damarlarında dolaştırıp gözlerini kapadı. Çünkü onunla gözlerini uykuya kapatan, parlak rüyalarla dolu bir gecenin sabahına uyanırdı. Kirpiklerinin altında gizlidir dilimin anahtarı, Güneşe isyanımdır şahlandır içimdeki bütün atları, Hülagü Han sevdasına tutunup Akın edeyim içimdeki her bir ben'e Ve yağma edeyim şehrimi bir gölgene, Sonra çekip seni bütün benliğimden, Vereyim kendimi ateşlere
M/S Elazığ Gemisinin üçüncü kaptanı Sezai Bey 22 Aralık 1962de eşi Berrin Hanım'a Hamburg Kanalı' ndan mektup yazar. Bu seferki mektubunda cebinde olan paranın hesabını eşi Berrin Hanım'a vermektedir. Çünkü Sezai Bey ailesine para göndermekte ve bunun hesabını mutlaka Berrin Hanım'a vermelidir. 52 yıl önce yazdığı mektuba "Benim Canım Berrinim" diye başlar. "Benim Canım Berrinim, İki gündür anamızdan emdiğimiz süt burnumuzdan geldi dersem bilmem inanır mısın? -10 derece suhunet altında sabahın 07:00 sinden 23:00e kadar durmamacasına çalıştık. Ama inan Allah'a şükür sıhhatçe gayet iyiyim. Şu an saat 23:30 ve yarım saat sonra vardiyaya çıkacağım. Hava çok soğuk. Daktilonun tuşlarına vururken parmaklarım duymuyor. Isınmak için bir yandan çay içip bir yandan sana yazıyorum. 15 marklık bulamadığım için 30 marklık yağmurluk aldım. Böylece 20 marklık zararım var. Fakat elimde hala Rotterdam alacağım 10 günlük döviz var. Belki, belki değil muhakkak kızacaksın radyoya gene 25 mark verdim. Bu radyoda galiba beni senden boşayacak. Eğer emredersen kıçına tekme vurup denize atabilirim. Berrinim, vakit geldi de geçti bile. Onun için burada kesmek zorundayım. Kusura bakma. Çok özlemiş olarak senin ve yavrularımızın gözlerinden, babamın ellerinden öpüyorum. Büyük Allahımdan bizleri hayırlısıyla kavuşturmasını niyaz ediyor ve sizleri ona emanet ediyorum. Daima Senin Sezai " (Tarihte Bugün)
"Biricik Berrinim, Ben bu satırları yazarken Gemlik Körfezinde akşam olmakta. Gemimizin pikabında Arrive Derci Roma 'yı çalıyor. Senden ayrılırken içimden geçtiği gibi. Gene buluşmak üzere Berrinim..." M/S Elazığ Gemisinin üçüncü kaptanı Sezai Bey 1956 yılı Kasım ayında eşi Berrin Hanım'a yazdığı mektuba böyle başlar. Her mektubunda eşine olan hasreti ve sevgisini dile getiren Sezai Bey bu mektubunda günlük işlerden bahsederken mektup alamadığı için biraz sitem etmektedir. Sezai Bey mektubuna şöyle devam eder; "Dün akşam 24:00de İzmirden kalktık. Sabah 05:00de Akçaya geldik. Şimdi yük almak için sıraya girmiş bulunuyoruz. Önümüzde 5000 tonluk Nurfan, 8000 tonluk Demirhan, 5500 tonluk Seyhan şilepleri var. 20-25 gün kadar burada bekleyeceğimizi söylüyorlar... İnsan çalışırken istediğini düşünebiliyor. Ne mi düşünüyorum? Seni düşünüyorum Berrinim... Her gün mektubu getirene "bana da mektup var mı" diye soruyorum. Ne olur her şeyi yaz Berrinim. Şu huysuz, aksi, sinirli ama canından çok sevdiğin sevgiline yaz. O insan ki senin ağzından bir defacık sevgi kelimesi duymadı. Gene de sevildiğini zanneder..."
Adımı ayırma yanından #vscocam #vsco #vs #instafollow #follow4follow #followme #i #me #swag #pretty #awesome #t4t #f4f #happy #instagood #vscodesigntr #green #yol #www #jj #sweet
İçi çiçek kaplamıştı Corc'un. Ne çiçeği be, içi bahar. İçi mavi. Karnında bin bir renkli kelebek, içinin göklerinde kuşlar. Ne söylenir, nasıl denir.. İçi bahar kaplamıştı Corc'un, ne baharı be, içi cennet... Kimse görmesin göğündeki maviyi, kimse bilmesin mavisini... #vscocam #vsco #vs #followforfollow #instafollow #followme #i #me #t4t #l4l #f4f #mavi #blue (sonsuz mavide gök güvercin)
Merhaba, siz de sokak ismi var mı? #vscocam #vsco #vs #kitaplik #book #hansokak #kirmizi #followme #follow4follow #followforfollow #f4f #l4l #t4t #pretty #swag #me #i #tdesign #ig #igersistanbul #tahtındamustetir
Zzz #vscocam #vsco #vs #instafollow #follow4follow #followforfollow #followme #l4l #f4f #t4t #www #jj #animal #cat #zzz #instaturk #i #me #valla #bravo