#dominik
#survıvor
sheepfilms
No title available
Keni
The Bowery Presents
Lint Roller? I Barely Know Her

blake kathryn
KIROKAZE
Phantogram Three

oozey mess
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Claire Keane

Love Begins
Fieri Frames

PR's Tumblrdome
occasionally subtle
art blog(derogatory)
One Nice Bug Per Day

izzy's playlists!
Sade Olutola
almost home
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Colombia
seen from United Kingdom
seen from Argentina

seen from United Arab Emirates

seen from United Kingdom
seen from Croatia

seen from Germany
seen from Portugal

seen from United States

seen from Singapore

seen from United States

seen from Brazil

seen from Malaysia
seen from Mexico

seen from Martinique
seen from Mexico
seen from United States
@ters-isik
#dominik
#survıvor
yine yağmurlu bi istanbul akşamı.yine bro sörvayvır dalgasına dominik denen uzaklara gidiyor.üç sezonluk hüznün reytingi tavan yapıyor bünyede,çok izlenmesini sikeyim,çok özlenenle benim derdim.yolun açık olsun bro.ben senin gönüllününüm,sen benim ünlüm!
@ters-isik
zorunlu gidilen misafirliklerin, göt kadar balkonlarında gereksiz içilen sigaralar gibi keyif vermez hayat. gecenin bi saati, 2 artı 1 misafirliğin camiye bakan balkonunda, belki içeriz diye alınmış ve buzdolabında tek başına duran birayı içersin, çokça ve keyifsiz sigaralarla... camiye karşı içtiğin için inancını, bu saatte uyanık olduğun için hayatı sorgularsın; sonra unutursun neden bu saatte bira içip uykusuz kaldığını...
ikimiz birden delirebiliriz, düne bakalım...
içimde intihar kokusu var...
hayatı orgazm taklidi yapanlar gibi yaşasak yeter...
beni bi atın sırtına atın
Akşamın olmasını iftar saatini bekleyenler gibi iple çekiyodum... bi an önce akşam olsun da bahçede soba kovasında yakıcağım ateşin başında şarap içeyim diyodum. Neyse ki tanrı bazen isteklerime kulak asıyomuş, sevindim bu duruma! Yarın gece unutmazsam bi de bunun şerefine içeyim, hatta tüm tanrıların şerefine içeyim. Ateş başındayım şarabım da var ama bi eksiğim sanki ama öyle böyle eksiklik değil... ne zaman tam olduk ki dediğim zamanlardan bile daha eksiğim! Bi damla gözyaşı ya da dudak payı az bırakılmış bi duble rakı yeticek sanki bazı şeyleri tamamlamaya. Sonrasında etrafımda şikayet edicek hiçkimseler olmayışına dert ederim belki kendime. Belki de kalabalıklardaki yalnızlığımıza bi kez daha dem vururum...
Birayı çakmakla açmayı öğrendiğimden beri, kendi ayaklarımın üzerinde durabiliyorum bu hayatta...
Zaman zaman yalnızlıkları olur insanın. Aslında o his içinde hep vardır da, bazı bazı çıkar ortaya... ya rakıyı fazla kaçırmıştır ya da çevresindeki insanlar çoğalmıştır.hep bişeyler fazlalaşmıştır yani; işin aslı bu! Kimileri yalnız kalabilmek için başını yastığa koymayı bekler, ben o kadar sabırlı değilim galiba. Mesela hınca hınç dolu bi caddede de bi başıma kalabiliyorum, halbuki onlar gibi ter kokularının arasında kaybolmalıyım. Bazen sol elim uyuşuyo mesela, yalnızlığıma veriyorum, ovacak kimsem olmadığı için uyuşuyo sanki... dedim ya öyle kimsesizlik falan değil yalnızlığım, kahveyi sade içtiğim için, eve şeker almamak gibi ya da kimin bu sessizlik? kulaklarımda çınlayan... kibrit yoksunluğundan değil izmaritle sigaramı yakmam.
Şimdi oldum...
Beni bul anne!!!
Bura sörvayvır...
bakışları yakıyor caanım viskimin.
marketlerde poşetler ücretli oldu. doğayı korumak içinmiş. 25 kuruş verip aldığım poşet doğaya fayda sağlayacaksa eğer, her gün 25 kuruş atarım ben doğaya. toprak her zerresini sindirir her şeyin ama kapitalizme kezzap döksen yok olmaz bin yıl dünyadan..