İlk defa, ağlamaktan başı ağrıyan bir İlayda... Kendimi rahatlatmak için temiz havaya çıktım, kendimi tutamadığımı fark edip eve yöneldim. Eve dönüp yatağıma sığınayım diye otobüse bindim, otobüste ağladım. “Hayatta yapamam” dediğim ne varsa, ne güzel yaşıyorum. Ağlayabilmek de bir nimet tabii, ona da şükür.
Hayatla ahiret arasında kurduğum bağda, “Allahım burada ki bu rüya içinde, bazen insan nefsinin yalanı içinde, neden ve nasıl bu kadar uzun yaşayabilir ki insan” hissinden beni alıkoyan, beni hayata bağlayan bir sebebi aldılar ellerimden. Bir ihtimali, bir umudu.
Kalbim, O’nun rızasını gözeterek ve -kendi halinde- başka hiçbir şeyi bu kadar sevmemişti belki. Şimdi bu gece de buna ağlasın mı İlayda? :)
Allah darda olan herkesin yardımcısı olsun. Kaybolmuşluğumdan, kırılan hayallerimden, kırılıp dökülüp kalbime batan hayallerimden, yeni bir ümid edinememe ümitsizliğinden sana sığınırım.










