Son koyduğun şiir kimin?
Şair bir arkadaşımın.
taylor price
Peter Solarz
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Today's Document

★

Origami Around
Stranger Things
Alisa U Zemlji Chuda
dirt enthusiast

pixel skylines
YOU ARE THE REASON

Kaledo Art
Acquired Stardust
occasionally subtle

JVL
wallacepolsom
Three Goblin Art
h
KIROKAZE

❣ Chile in a Photography ❣

seen from United Kingdom

seen from Japan

seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from Indonesia

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from Germany

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States
seen from India

seen from United States
seen from United States
seen from Indonesia

seen from United States
seen from United States
@thesoundsofwords
Son koyduğun şiir kimin?
Şair bir arkadaşımın.
Şubat
ben bu içimin yankısı, ben bu içimin koruyla bu narı daha fazla taşıyamam. düşecek ellerimden, dağılıp dökülecek odaları, dayanamam. benden sana mevsimlerden anne, uykularımdan tüller, ömrümden ağrılar sızmıştır. bu aşk bende bir imkânsızlık tasarımı gibi kaldı, kaldıramam. adı şubat olan bu şiirde kalbim uzun bir nehir gibi ağrıyor. inat yumağım çözüldü. sol omzundan siyah atımı, sana düştüğüm o eski şubattan çukurumu alıyorum. benden kalan boşluğa kırmızı bir araf düşüncesini koy. nasıl hatırlanırsa bir yaprakta bir orman bu kez o olsun beni sana hatırlatan. bir gün olur senin de düşerse elinden nar aşk bir gün seni de alır bir yerden bir yere koyar ne zaman ki kaplar gönül mülkünü kar çağır o zaman, anlatırım sana, bir ömürden nasıl döne döne geçer turnalar. sanma ki inadımda sarı bir safra dilimde uçuşan rüzgârlı bir sayfa sözlerimde silinmiş şifre vardır. sökmedin beni çölden, yolum araftır.
Kapı
geç benden, ben dururum, ben beklerim, geç benden, ama nereye geçersin benden ben bilemem. dediler ki, olgun bir meyve var sabır perdesinin ardında, dünya sana sabrı öğretecek, olgun meyvenin tadını da. dediler ki, şu ağaçlar gibi bekledin, şu ağaçlar gibi hayal, şu ağaçlar gibi kederli. açıldım, kapandım, açıldım, kapandım, gördüm gelenler kadar gidenleri de, hani sabrın sonu, hani gamlı eşek, pervasız nar nerde, hani bahçe? biri gelse.. biri görse.. biri gelmişti.. açmıştı.. durmuştu.. duruyor hala bende. kaç zamandır çınlıyor içimde bu boşluk, kim kıydı, bahçenin şen duluydu, karşımda duran dut? en çok onunla bakıştımdı, bir kere olsun dilegelsindi, çok istedimdi. bana kalsa susardım daha, ama dilimdeki paslı kilit çözülür belki, sapaya kaçmış cümlem uğuldar, içimin kurtları kıpırdar diye gıcırdandım takatsız. gördüm hepsini, gördüm hepsini, sabrın sonunu! biri gelse, biri görse, şimdi, rüzgar sallıyor beni...
Yazık
"Sana dargınım, kırgınım sana, kızgınım Haksızlık, vefasızlık bu Bu her şeyi inkar eden duygu Ne acı Yazık."
“Acaba ağaçtan, ottan ya da uçamayan böceklerden filan bir yerden sevmeye başlamış mıydım? Bir yerden sevmeye devam edebilir miydim? Çünkü sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi. Ya hiç sevmemişsem bugüne kadar? Bir kitaba yeniden başlamak gibi, sevmeye yeniden başlamak pek kolay sayılmazdı herhalde.”
"yapraklar indi saçlarının rengine bir hasrettir bu insanda ezelden ebede doğru emekler ve koşar her bebek bekler doğduğu an ana karışmayı sen titredin nefesin içimi yıktı nefsim iblisvaricene yerle bir keşke bir de dua edebilseydim adına belki o gün bir şeye inanırdım ama sen her vakte tekabül eden bir zümrüdüanka gibi doğdukça ölen ama sen her ölümünde sevdadan doğan martıların küçük çığlıklarıyla bütün içimdeki gemiciyi kurtaracak düğüm bulutlar geçer içimden göremezsin dokunamazsın kendine bir sefer olsun yağmurlarım kadar şeffafken ruhun bilinmez ne zaman biter bu hasret kimi diyor ölünce ve kimine sorsan insan sevince ölmeyecek bir daha ne dersen inanırım bu karanlıkta çünkü sensizlik bir çölü andırıyor içinde su olmayanından değil elbet bir ruhun şaşırıp da kaldığı asla gideceği yeri bulamamasından sen yine de gelsen bir sefer olsa bir kereliğine doğmasın zümrüdüanka yine de içimdeki çocuktur adam değil adam olacağı da yoktur ona sorsan dövüp biç ama ezip de geçme beni çünkü yaprakları koparılınca değil baharı göremediği vakit çürüyüp gider bir sevda"
Aysel.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim Ölümüm birden olacak seziyorum. Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim Aysel git başımdan istemiyorum. Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün Dağıtır gecelerim sarışınlığını Uykularımı uyusan nasıl korkarsın, hiçbir dakikamı yaşayamazsın. Aysel git başımdan ben sana göre değilim. Benim için kirletme aydınlığını, hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim Islığımı denesen hemen düşürürsün, gözlerim hızlandırır tenhalığını Yanlış şehirlere götürür trenlerim. Ya ölmek ustalığını kazanırsın, ya korku biriktirmek yetisini. Acılarım iyice bol gelir sana, sevincim bir türlü tutmaz sevincini. Aysel git başımdan ben sana göre değilim. Ümitsizliğimi olsun anlasana hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim. Sevindiğim anda sen üzülürsün. Sonbahar uğultusu duymamışsın ki içinden bir gemi kalkıp gitmemiş, uzak yalnızlık limanlarına. Aykırı bir yolcuyum dünya geniş, Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki. Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş. Sakın başka bir şey getirme aklına. Aysel git başımdan ben sana göre değilim, ölümüm birden olacak seziyorum, hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim. Aysel git başımdan seni seviyorum...
Music video by Adele performing Turning Tables. (C) 2011 XL Recordings Ltd
Hastayım. Ihlamurum var. İçinde limon damlaları. Ihlamur hiç sevmem ve limon da.
Çok üzüldüm. Göstermiyorum kendime, ben çabuk ağlarım mesela, ağlamadım ama biliyorum üzülüyorum. Aynanın önüne gidip kendime tebessüm ediyorum. Yalan. Her yerim ağrıyor. Şimdi bir de içim. Öğrendiğimden beri.
Mevzu sen olunca ben cümle kuramıyorum, ben cümle kuramayınca çok acıyorum. İçimden türlü duygu geçiyor. Özlüyorum, kızıyorum, seviyorum ve unutuyorum. Haberim yok ama üzülüyorum, haberin yok ama gidiyorsun. Başka birine.
Nasıl oldu da kalmadık biz hiç geriye. Nasıl olmadı da böyle olduk. Ve nasıl unuttun sen öyle bir çırpıda beni.
Ne fark eder, haberim olsun, üzülüyorum.
Keşke.
Sukru Erbas, Butun Siirleri C. I, s. 181 #kitap #siir
Tutunamayanlar - Oğuz Atay